Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/9174 E. 2010/10282 K. 11.10.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 11.02.2024 08:01
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9174
KARAR NO : 2010/10282
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.04.2010 gününde verilen dilekçe ile 15.04.2010 tarihli kira sözleşmesinde işletme dönemine ait kira bedelinin alt sınırının tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı idareye ait 870 ada 170 parselde kayıtlı 12.000 m2’lik taşınmazın turistik otel ve turizm tesisi yaptırılmak üzere kiralanması işine ilişkin 16.03.2010 tarihinde yapılan ihalede en yüksek teklifi vererek ihaleyi kazandığını, ihale sonrasında davalı ile 15.04.2010 tarihinde akdettikleri taşınmaz kira sözleşmesine göre; yatırım döneminde kira bedelinin 70.000 TL, işletme döneminde ise kira bedelinin yıllık brüt cironun % 8’i olmasına rağmen, işletme döneminde ödenecek kiranın alt sınırı ile ilgili sözleşmede ve şartnamede birbiri ile çelişen hükümlerin mevcut olduğunu ve bu durumun ileride taraflar arasında ihtilaf doğmasına sebep olacağını belirterek, işletme dönemine ait sözleşmenin hükümleri arasındaki çelişkinin giderilerek, kira bedelinin alt sınırının tespitini istemiştir.
Davalı ... vekili 10.05.2010 tarihli oturumda davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Görülüyor ki istek tespit hükmü kurulmasına ilişkindir.
Bu tür davalar taraflar arasında bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığını amaçlar. İlke olarak da tespit davasının dinlenebilmesi için dava konusunun bir hukuki münasebete ilişkin olması ve davacının bu hukuki münasebetin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde hukuken korunur bir yararının bulunması lazımdır.
Somut olaya gelince; gerek dava konusu istem, gerekse kurulan hüküm dava tarihinde var olan bir uyuşmazlığa değil, ileride meydana gelebilecek bir uyuşmazlığa matuftur. Kısaca 15.04.2010 tarihli sözleşme henüz işletme aşamasına geçmediğinden ilerideki bir uyuşmazlığa yönelik olarak peşinen tespit isteminde bulunulamayacağı gibi bu konuda talepte bulunanın hukuki yararı yokluğu sebebiyle açılan dava dinlemez.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.