Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/9564 E. 2010/11503 K. 28.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9564
KARAR NO : 2010/11503
KARAR TARİHİ : 28.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, çekişme konusu 142 ada 17 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının yayla olduğunu, zilyetlik ile kazanılmasının söz konusu edilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ve özel siciline işlenmesi istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çekişme konusu taşınmazların evveliyatının yayla olduğu iddiasına dayalı tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.
Tapu kaydı ve kadastro tutanağından, dava konusu 142 ada 17 parsel sayılı taşınmazın, 09.04.1975 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı revizyon alınarak 11.07.1994 tarihinde kadastro nedeni ile davalı adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri getirtilmemiş olduğundan, ilk tesisinin nasıl oluştuğu anlaşılamamaktadır. Bu nedenle, tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmeli, taşınmazın Hazine’nin taraf olduğu mahkeme kararı ya da Hazine’nin taraf olduğu idari işlem ile tescil edilmesi halinde davanın reddine karar verilmelidir. Taşınmazın Hazine’nin taraf olduğu ilam ya da idari işlem ile tescil edilmediğinin anlaşılması halinde ise 4342 sayılı yasanın geçici 3.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının araştırılması gerekir.
Mahkemece, eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.