YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9674
KARAR NO : 2010/11052
KARAR TARİHİ : 22.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı temsilcisi tarafından, davalı aleyhine 29.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.09.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yayla olduğu iddia edilen çekişmeli taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile özel siciline işlenmesi istemi ile açılmış, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine vekili ile davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının tüm, davacı Hazine’nin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık konusu taşınmazın imar planı içerisinde bulunduğu ve üzerinde bina yapılmak suretiyle tasarruf edildiği toplanan deliller ile sabittir. 4342 sayılı yasaya 5178 sayılı yasanın 5. maddesi, 5334 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen geçici 3. maddenin ikinci fıkrası hükmünce “gerçek ya da özel hukuk kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazın emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydı ile vazgeçilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde hükmü somut olaya ilişkin bir hükümdür. Diğer bir anlatımla, somut olay bu madde hükmünün uygulanmasını gerekli kılar vaziyettedir. Sözü edilen hükme uygun biçimde rayiç bedel belirlenmiş olup bu bedelin Hazineye ödenmesi koşulu ile hüküm fıkrasının “Hazinenin davadan vazgeçmiş sayılmasına” sözcükleri ile düzenlenmesi gerekir. Ayrıca, hüküm fıkrasında “depo edilen bedelin karar kesinleşince Hazineye ödenmesine” sözcükleride yer alacak şekilde şekillendirilmesi infazı kolaylaştırır nitelikte olacağından hüküm bölümünün yukarıya anılan biçimi ile formatlanması yasa koyucunun amacına daha uygun düşer. Belirtilen yönler bozma nedeni ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm, davacı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2). bentte açıklanan nedenlerle hükmün 1. bendinde yazılı “davacının davasının reddine” sözcüklerinin hükümden çıkarılarak yerine “davacının davasından yasa gereği vazgeçmiş sayılmasına” sözcüklerinin yazılmasına, 2. bent olarakta “yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve davalılar tarafından depo edilen 4.205,50 TL’nin karar kesinleştiğinde davacı Hazine’ye ödenmesine” sözcüklerinin yazılmasına, sonra gelen bentlerinde 2, 3 ve 4 olan numaralarının eklenen 2. bent uyarınca 3, 4 ve 5 numara olarak düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 22.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.