YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9908
KARAR NO : 2010/10918
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.11.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim ve doğum tarihi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davaya konu 898 parsel sayılı taşınmazın tapulama sırasında 26.5.1969 tarihinde düzenlenen tescil tutanağına istinaden tapu kayıtlarına … oğlu adına 7/9 hisse, … kızı adına 1/ 9 hisse ve … kızı adına 1/9 hisse itibar edilerek tescil edildiğini, tapulama tescil tutanaklarında doğum tarihleri ve soyadlarının yazılmamış olduğunu, tapuda … olarak adı geçenin annesi olup …’un da eşi olduğunu, nüfus kayıtlarındaki adının … değil … olduğunu, belirterek 898 parsel maliklerinin 7/ 9 hissesinin 1917 doğumlu … oğlu …’a, 1/ 9 hissesinin 1924 doğumlu … kızı …, 1/ 9 hissesinin 1925 doğumlu …. olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
Mahkemece kabulüne karar verilmiş hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Dava Medeni Kanunun 1027. maddesi uyarınca açılan tapuda kayıt düzeltilmesi istemine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Eldeki davada, dosyada mevcut nüfus kayıtlarının incelenmesinden tapu kayıt maliki … ve …’nin sağ olduğu, dava dilekçesinden ise davacılar arasında yer almadığı görüldüğünden tapu kaydında yazılı “… kızı … ve … kızı …” yönünden davacının aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Mahkemece bu kayıt yönünden istemin reddine karar verilecek yerde, kabul edilerek düzeltme yapılması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.