Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10370 E. 2011/10973 K. 26.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10370
KARAR NO : 2011/10973
KARAR TARİHİ : 26.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.12.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, 442 sayılı Köy Kanununun 3367 sayılı yasa ile eklenen 13. ek maddesi uyarınca, … köyü tüzel kişiliğine tahsis edilen taşınmazın, köy ihtiyar heyeti tarafından hak sahiplerine satışına dayalı tapu iptali tescil, olmazsa arsanın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının isteminin dayanağını 442 Sayılı Köy Kanununa 3367 sayılı Yasa ile eklenen ek 13. madde teşkil etmektedir. Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğinin 12/c maddesinde “Kendisine, eşine ve … olmayan çocuklarına ait evi veya arsası bulunmaması, var ise evinin harap, arsanın kullanışsız olması ve İsteklinin ikamet etmekte olduğu köy nüfusuna kayıtlı olması ve o köyde asgari 5 yıl oturmuş olması” gerektiği düzenlenmiştir. Anılan bu hüküm uyarınca köy tüzel kişiliği adına tapuda kayıtlı taşınmazları, o köyde asgari 5 yıl ikamet eden, kendisine, eşine ve … çocuklarına ait evi bulunmayan, ihtiyaç sahipleri tescil talebinde bulunabilirler.
Dosya arasındaki, Emniyet Müdürlüğüne ait 15.07.2009 tarihli yazıda, davacının taşınmazın bulunduğu yerde ikamet etmediği bildirilmiştir. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen davacı tanığı ise taşınmazın satışının yapıldığı tarihte davacının taşınmazın bulunduğu yerde ikamet ettiğini beyan etmiştir. Davacının ikametgahı konusunda dosyadaki bilgiler arasında çelişki bulunmaktadır. Ayrıca mahkemece davacının eşi ve çocuklarına ait Yönetmeliğin 12/c maddesinde belirtilen nitelikte taşınmazların bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; yeniden davacının ikametgahına ilişkin araştırma yapılarak dosyadaki çelişki giderilmeli, Yasa ve yönetmelik hükümleri gereğince davacının eşi ve çocuklarına ait taşınmazların bulunup bulunmadığı tapu sicil müdürlüğünden araştırılarak davacının eşi ve çocukları adına kayıtlı taşınmazların olduğunun bildirilmesi halinde bu taşınmazların Yönetmeliğin 12/c maddesinde belirtilen nitelikte olup olmadığı konusunda bilirkişiden rapor almak ve sonucuna göre hüküm kurmak olmalıdır. Değinilen hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.