Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/10756 E. 2011/14372 K. 25.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10756
KARAR NO : 2011/14372
KARAR TARİHİ : 25.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 02.03.2003 gününde verilen dilekçe ile ihtiyadi tedbir şerhinin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 18.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında 06.08.1963 tarihli 535 yevmiye numaralı ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğunu, tedbirin dayanağının saptanamadığını, 45 yıllık şerhin mülkiyet hakkının kullanımını engellediğini ileri sürerek terkin talebinde bulunmuşlardır.
Davalı, davanın kendilerine yöneltilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, tedbir kararının kaldırılmasının kararı veren mahkemeden isteneceği, ayrıca hükümle birlikte ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava ihtiyati tedbir şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Toplumsal yaşamın gereği olarak kişiler arasında meydana gelen bir takım ihtilafların kendi aralarında bir çözüme ulaştırılamaması halinde dava ve yargılama süreci içerisinde bir çözüm aranır. Ancak dava ve yargılama az veya çok belli bir zamanı gerektirir. Bu zaman içerisinde hızlı bir şekilde karara bağlanmayı gerektiren vakıaların olması muhtemeledir. Ayrıca uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak birtakım kayıplar da gündeme gelebilir. Bu sebeple dava süreci başlamazdan evvel veya dava süreci bitinceye kadar mevcut bu risklerin ortadan kaldırılması amacıyla “geçici hukuki himaye tedbirleri” ne başvurulur.
6100 sayılı HMK’nun 389.maddesi gereğince; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Somut olayda da dava konusu taşınmazın tapu kaydına 06.08.1963 tarihli 535 yevmiye numarası ile ihtiyati tedbir şerhi konulmuştur. Kuşkusuz bu tedbirin lehine konulan kişiler açısından hak kaybını önleme amacı vardır. Tedbirin kaldırılması istendiğinde de geçici hukuki korumayı isteyen kişilerin davada taraf olması gerekir. Diğer bir anlatımla, dava tedbir şerhi yararına olan kişilere yöneltilmelidir. Davaya konu olayda ise, tapu sicil müdürlüğünün davada pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddi yerine yazılı gerekçelerle reddi doğru değildir. Ancak, verilen hüküm sonuç olarak doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca hükmün gerekçesinin açıklandığı şeklinde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.