YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12373
KARAR NO : 2011/14682
KARAR TARİHİ : 01.12.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.07.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, davacıya ait 1986 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalının elatmasının önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanununun 683. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi hükmü gereğince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1. maddesi uyarınca görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerinin esas tutulması gerekir. Harç ve görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca, dava konusu taşınmazın davanın açıldığı gündeki nizalı kısmının zemin değeri ile kal’i istenen binanın toplam değeri üzerinden görevli mahkemenin tayini gerekir. HUMK’nun 8/1 maddesi, sulh mahkemelerinin dava tarihinde değeri 7.080 TL’ye kadar olan davalara bakmakla görevli olduğunu düzenlemiştir.
Her ne kadar taşınmazın değeri mahkemece belirlenmemiş olsa dahi, dava konusu taşınmazın değeri taraflar arasında düzenlenen satış vaadi sözleşmesinde 70.000.00 TL olarak belirlenmiştir. Bu nedenle dava değerinin HUMK’nun 8. maddesi gereğince davanın açıldığı tarihte sulh hukuk mahkemesinin görev sınırını aşmış olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esastan sonuçlandırılması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 01.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.