Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/12398 E. 2011/16294 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12398
KARAR NO : 2011/16294
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 21.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, davalıya görev veren imtiyaz sözleşmesinin feshi sebebiyle 5708 ada 48 sayılı parsel üzerindeki binanın 21 ve 24 numaralı bağımsız bölümlerine ait davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Davalı, dava konusu taşınmazların imtiyaz sözleşmesindeki görev bölgesi dışında olduğunu ve şirket tarafından imtiyaz sözleşmesinden önce edinildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, savunma doğrultusunda dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; davalı şirketin, şirket ana sözleşmesinin 4.maddesinde gösterilen işlemleri yapmak üzere kurulduğu anlaşılmaktadır. Ana sözleşmesine göre davalı şirketin başlıca faaliyet alanı, hükümetçe yaptırılacak Seyhan Barajından yararlanmak suretiyle elde edilecek elektrik enerjisini Çukurova Bölgesindeki tüketim merkezlerine nakletmek ve buralarda kurulacak transformatör istasyonlarından belediyelere bağlı elektrik işletme müesseselerine veya kurulu gücü elektrik işletmelerine toptan satışını yapmaktır. Yine ana sözleşmenin 2.maddesinin (h) bendinde aynen “şirket hükmi şahsiyeti kanuna uygun olarak ve kuruluş konusu olan muamelelerin yapılması için lüzumlu gayrimenkuller inşaat ettirebileceği gibi bu maksatlarla her türlü gayrimenkuller alır, satar ve bunlar üzerinde her türlü tasarruflarda bulunabilir. Ayrıca, gerektiğinde başkalarına ait menkul ve gayrimenkuller ve işletme ruhsat ve imtiyazları üzerine alacaklarına karşılık veya teminat olarak veya başka bir nedenle şirket lehine rehin, ipotek tesis ve tescil ettirebilir veya bunlar üzerinde her türlü hakları iktisap edebilir” hükmü bulunmaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde ticari işletmenin kapsamı gösterilmiş ve “tesisat, kiracılık hakkı, ticaret ünvanı ve diğer adlar, ihtira beratları ve markalar, bir sanata müteallik veya bir şahsa ait model ve resimler gibi müessesenin işletilmesi için daimi tarzda tahsis olunan unsurlar mukavelede aksine hüküm bulunmadıkça ticari işletme” kapsamında sayılmıştır. Esasen ticari bir şirketin, ticari işletmesine dahil olmayan bir taşınır veya taşınmaz malı satın alması düşünülemez. Örnek olmak üzere, faaliyet alanı İstanbul olan bir şirket irtibat bürosu olarak kullanılmak üzere yurdun bir başka ilinde mülk edinebilir. Eş bir deyişle “ana sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığı sürece” mülkiyeti ticari şirkete ait her türlü taşınır ve taşınmaz mal onun ticari işletmesi kapsamında sayılır.
Bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
Taraflar arasındaki 09.03.1998 tarihli imtiyaz sözleşmesi, Bakanlık tarafından feshedilmiş, feshin iptaline ilişkin davalı şirketin açtığı dava ise idari yargı yerinde görülerek reddedilmek suretiyle fesih işlemi kesinleşmiştir. Feshedilen 09.03.1998 tarihli sözleşmenin 20/A ve 21/a maddelerinde davalı şirketin sözleşme süresinin sonunda davacı idareye işin yürütülmesi için yapılmış ve yapılmakta olan tüm tesislerin taşınır ve taşınmaz mallar ve bunlar üzerindeki hakları tam ve çalışır olarak bedelsiz devredeceği hükmü bulunmaktadır. Sözleşmenin özellikle 21/a maddesinde ise, davalı şirket ihtiyaç duyduğunda taşınmaz mal alabilecek veya kamulaştıracak, ancak bedeli şirket tarafından ödense bile bunların mülkiyeti Hazine’ye ait olacaktır hükmüne yer verilmiştir.
Davacı Hazine, sözleşmenin feshedilmiş olması sebebiyle davalı şirketin ana sözleşmesinde aksine hüküm bulunmadığından, şirket tarafından hangi tarihte kazanılmış olursa olsun, davalı şirketin ticari işletmesi dahilindeki taşınır veya taşınmaz malın belirtilen sözleşme hükümlerine dayanarak iadesini isteyebilir.
Yapılan bu saptamalara göre davanın kabulü gerekirken, ticari işletme kapsamında bulunan taşınmaz malın imtiyaz sözleşmesi tarihinden önce kazanıldığından bahisle reddi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.