YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13789
KARAR NO : 2011/15656
KARAR TARİHİ : 16.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.05.2010 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesi şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın derdeslik nedeniyle reddine dair verilen 29.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapımını üstlendiği 2236 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki B Blok 4 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydına davalının edimini yerine getirmeyen önceki yüklenici ile düzenlediği satış vaadi sözleşmesini şerh ettirdiğini ileri sürerek terkin isteminde bulunmuştur.
Davalı aynı konuda Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/247 sayılı davasının derdest olduğunu ileri sürerek derdestlik itirazında bulunmuştur.
Mahkemce Bursa 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/247 sayılı davasında davalının feri müdahil olarak yer aldığı gerekçesiyle derdestlik itirazı kabul edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Somut olaydan önce feri müdahilin davadaki konumunun incelenmesi ve davada taraf sıfatını kazanıp kazanmadığını üzerinde durulması gerekmektedir.
6100 sayılı HMK’nun 66, 67 ve 68. maddeleri gereğince; üçüncü kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabilir. Müdahale talebinde bulunan üçüncü kişi, yanında katılmak istediği tarafı, müdahale sebebini ve bunun dayanaklarını belirten bir dilekçeyle mahkemeye başvurur. Müdahale dilekçesi, davanın taraflarına tebliğ edilir. Mahkeme, gerekirse taraflarla birlikte üçüncü kişiyi de dinlemek üzere davet eder, gelmeseler dahi müdahale talebi hakkında karar verir. Müdahale talebinin kabulü hâlinde müdahil, davayı ancak bulunduğu noktadan itibaren takip
edebilir. Müdahil, yanında katıldığı tarafın yararına olan iddia veya savunma vasıtalarını ileri sürebilir; onun işlem ve açıklamalarına aykırı olmayan her türlü usul işlemlerini yapabilir. Görülüyor ki, feri müdahil davada taraf sıfatı kazanamamaktadır.
Derdestlikten maksat ise bir davanın açılmış ve görülmekte olmasıdır. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-ı maddesinde aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması yani “derdestlik” hususu dava şartlarından biri olarak sayılmaktadır.
Somut olayda ; davalı … dava konusu 2236 ada 3 parsel sayılı taşınmazdaki B Blok 4 numaralı bağımsız bölümü yüklenici Muzaffer Kara’dan satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını ileri sürerek yükleniciyi hasım göstermek suretiyle satış vaadi sözleşmesinin tapu kaydına işlenmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemenin derdestliğe esas kabul ettiği bu davaya eldeki davanın davacısı olan şirket davalı arsa sahipleri yanında feri müdahil olarak katılmıştır. Yukarıda da açıklandığı gibi feri müdahil davanın tarafı değil yanında katıldığı tarafın yardımcısıdır. Bu durumda görülmekte olan davaların tarafları aynı değildir. Derdestliğin koşullarının oluştuğundan söz edilemeyeceğine göre mahkemece işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yetırılan temyiz harcının istek halinde iadesine 16.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.