Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/13862 E. 2011/15795 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13862
KARAR NO : 2011/15795
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.08.2007 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Dava, imar uygulamaları sırasında 4 sayılı parselin tapu kaydı üzerine önceki maliki borcu sebebiyle konulan 13.01.1989 tarihli ipotek şerhinin terkini istemine ilişkindir.
Davalı ipotek lehtarları, ipoteğin 106 m2 yerleri için konulduğunu, esasen kendileri tarafından ipotek miktarının arttırılması için dava açıldığını, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ipotek miktarı olan 1.060.000 TL’nin güncelleştirilmiş karşılığı 1.046,00 TL’nin depo edilmesi koşuluyla ipoteğin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Burada öncelikle belirtmek gerekir ki, Türk Medeni Kanununun 888.maddesi uyarınca ipotekli taşınmazın devri, aksi kararlaştırılmış olmadıkça borçlunun sorumluluğunda ve güvencede bir değişiklik meydana getirmez. Yeni malikin borcu yüklenmesi durumunda alacaklının kendisine başvurma hakkı vardır. Nitekim, 31.05.2006 tarihli satışa ilişkin resmi senette yeni malik olan davacının taşınmazın ipotek yüküyle satın aldığı görülmektedir. Kuşkusuz, Türk Medeni Kanununun 883.maddesi uyarınca alacağın sona ermesi halinde, ipotekli taşınmaz malikinin alacaklıdan ipoteği terkin ettirme yetkisi bulunmaktadır.
Somut olayda, ipotek alacaklıları olan davalıların önceki malik aleyhine ipotek bedelinin arttırılması istemiyle İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/104 esasında kayıtlı davayı açtığı, mahkemece taleple bağlı kalınmak koşuluyla ipotek bedelinin 15.000,00 TL’ye arttırıldığı, hükmün Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Sözleşmeyle ve tarafların iradesiyle kurulan ipotek akit tablosuyla belirlenen değerlere kural olarak hakimin müdahale imkanı yoksa da imar uygulaması sonucu yapılan işlemle belirlenen bedel tarafların iradesiyle ortaya çıkmadığından, bu bedele hakim tarafından müdahale imkanı bulunmaktadır. Buradaki bedel ise, imar uygulaması sonucu davalıların mülkiyetinde çıkan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeridir. 17.03.2007 tarihinde İzmir 6.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/104 esasında kayıtlı dava dilekçelerinde davalılar bu bedelin 15.000,00 TL olacağını kabul etmiştir. Dolayısıyla, mahkemece de saptandığı üzere ipoteğin terkini için davalılara ödenmek üzere depo edilmesi gereken miktar mahkemenin belirlediğinin aksine 1.046,00 TL değil, dava sonucu ortaya çıkan ve davalıların da benimsedikleri 15.000,00 TL’dir.
Yapılan bu saptamalara göre ipotek bedeli olan 15.000,00 TL’nin depo edilmesi koşuluyla davanın kabulü gerekirken, ipotek miktarının bilirkişinin bulduğu güncelleştirilmiş değerinin depo edilmesi suretiyle davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.