Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1417 E. 2011/6012 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1417
KARAR NO : 2011/6012
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.11.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmazsa istirdat birleşen davada 31.03.2006 tarihli dilekçe ile davalı … aleyhine tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; birleşen davanın reddine, asıl davada tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin davalı … yönünden kabulüne dair verilen 17.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.05.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av…. geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise havale yoluyla davalılara gönderilen 39.455,34 İngiliz Sterlininin veya ödeme anındaki Türk Lirası karşılığının faizi ile birlikte tahsili istemlerine ilişkindir.
Davalı …, dava konusu bağımsız bölümü kendisinin satın aldığını, davacı Patricia’nın gönderdiği havalede bir kayıt bulunmadığını, diğer davalılar ise iyiniyetli kayıt maliki olduklarını, açılan davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddedilmesi ve davacılar tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 13.11.2009 günlü, 2009/11057 Esas 2009/12872 sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamında özetle, inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanamadığından, diğer davalıların da Türk Medeni Kanununun 1023.maddesi hükmü gereğince iyiniyetli oldukları kabul edileceğinden mülkiyet aktarımına ilişkin talebin reddinin doğru olduğu; ancak, davacıların 21.04.2005 tarihinde davalılardan …’a 39.455,34 İngiliz Sterlini gönderdikleri, bu paranın davalı …’ın zimmetine geçtiği, anılan davalının haklı bir gerekçe göstermediği takdirde davacıların gönderilen havale tutarının iadesini isteyebilecekleri, değinilen doğrultuda araştırma inceleme yapılması gerektiği vurgulanmıştır.
Mahkemece, bozma kararına uyulmuş; davacıların tapu iptali ve tescil istemleri yönünden davanın reddine, alacak istemlerine ilişkin davanın davalı … yönünden kabulüne, 39.455,34 İngiliz Sterlininin (veya ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığının) davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Havale bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerekir. Davalı parayı aldığını; ancak, bu paranın ev almak için gönderilmediğini savunmuştur. Öte yandan banka dekontlarında paranın ev almak üzere gönderildiğine dair bir açıklama bulunmamaktadır. Davacı vekili yargılama aşamasında dosyadaki belge (havale) dışında başkaca yazılı delilleri bulunmadığını, davalıya “yemin” teklif etmeyeceklerini bildirmiştir.
Açıklanan bu yönler birlikte değerlendirildiğinde, istirdat isteminin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 03.05.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.