Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14418 E. 2011/15081 K. 07.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14418
KARAR NO : 2011/15081
KARAR TARİHİ : 07.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, murisi dedesi “Hasan oğlu …”nun 3 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “Hüseyin oğlu…” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin “Hasan oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi toplanan delillerin takdir ve tayininde de yanılgıya düşülmüştür. Şöyle ki:
Kastamonu ili, İnebolu ilçesi, 3 ada 34 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında malik “Hüseyin oğlu …” olarak görünmektedir. Davacı, söz konusu tapu kaydında malik olarak görünen murisi dedesinin kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde “Hasan oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde “Hüseyin oğlu … ölüdür” şerhi mevcuttur. Kayıt maliki olduğu söylenen “Hasan oğlu …” 1880 doğumlu olup, 1945’de vefat etmiştir. Kadastro tespiti 25.11.1986 tarihinde yapılmış, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde de kayıt malikinin nüfus kayıtlarını teyit eder mahiyette aynı şerh mevcuttur.

Tapulama tutanağının dayanağı Mart 1328 tarihli ve 58 sıra numaralı tapu kaydıdır. Söz konusu tercüme tapu kaydının iktisap sebebi kısmında malik “T…”dir. Mahkemece nüfus müdürlüğünden yaptırılan araştırma sonucu, dosyaya sunulan 11.05.2011 günlü ve 1549 sayılı müzekkere cevabında, davacı ile davacının dedesi olduğu söylenen kayıt malikinin mensup olduğu ailenin lakabının “Terzialioğlu” olduğu saptanmıştır. Diğer yandan, tapulamaya esas teşkil eden eski tapu kaydının Mart 1328 tarihli olduğu ve bu tarih itibariyle henüz Soyadı Yasasının yürürlüğe girmediği çekişmesizdir. Mahkemece dinlenen tanıkların beyanları da davacının iddialarını teyit eder mahiyettedir.
Mahkemece yapılması gereken iş; dava konusu edilen taşınmazın tapu kaydının oluşumuna esas teşkil eden İnebolu Kadastro Mahkemesinin 2008/33 Esas, 2008/15 Karar sayılı dava dosyasını incelemek, yukarıda özetlenen tüm delilleri karar gerekçesinde tartışmak, hala kayıt maliki ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen kişinin aynı kişi olduğu yönünde tereddüt duyulması halinde tanıklar ve tespit bilirkişileri de refakate alınarak taşınmaz başında keşif yapılarak kullanım durumunu saptamak ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 07.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.