YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14547
KARAR NO : 2011/15707
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.05.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal, tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, tapusuz taşınmazlarından bir kısım yerlerinin araç dönüş yeri olarak kullanılmak üzere davalılara bırakıldığını, ancak onların sözleşmedeki yol yapım koşulunu yerine getirmediklerini, bu nedenle rızalarını kaldırdıklarını, dava konusu taşınmazın araç dönüş yeri olarak davalılara bırakılan bölümüne haksız elatmanın önlenmesine ve sözleşmede kararlaştırılan 10.000,00 TL cezai şartın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne davalıların haksız elatmalarının önlenmesine, fahiş olduğundan cezai şartın indirilmesi suretiyle 2.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
07.05.2001 tarihli sözleşme içeriğine göre, dava konusu yapılan araç dönek yeri davacıların zilyetliklerinde bulunan arazi parçasıdır. Başka bir deyişle, davacılar dava konusu taşınmazın zilyetliği kendilerine ait olan bir bölümünü rızaları ile kullanılmak üzere davalılara terk etmiştir. Dava açmak suretiyle bu rıza kaldırılmış sayılacağından, davanın yazılı olduğu şekilde kabulünde yanılgı yoktur. Ancak;
Sözleşmedeki cezai şart “bu anlaşmaya uymayan tarafın karşı tarafa ödemesi” gereken bir cezadır. Başka bir deyişle, tarafların amacı aktin icra edilmesinin veya natamam olarak icrasının önüne geçilmesini sağlamaktır. Bu niteliği gereği de ceza, Borçlar Kanununun 158.maddesinin 1.fıkrasında sözü edilen seçimlik cezadır. Kural olarak da aksine mukavele olmadıkça alacaklı ancak ya aktin icrasını (aktin ifasını) veya cezanın tediyesini isteyebilir. Bu özelliğinden dolayı seçimlik ceza ancak sözleşme ayakta ise istenebileceğinden, sözleşmenin feshedilmemesi gerekir. Zira, feshedilen sözleşmeye dayanılarak seçimlik ceza istenemez.
Somut olayda ise davacılar, rızaları ile davalılara kullanmak üzere terk ettikleri yerden davalıların elatmalarının önlenmesini dava ettiklerinden, sözleşme eylemli olarak davacılar tarafından feshedilmiştir.
Yapılan bu saptamaya göre feshedilen sözleşmeye dayanılarak seçimlik ceza istenemeyeceğinden, bu istemin bütünüyle reddi yerine kısmen hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.