YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14677
KARAR NO : 2011/16055
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, 195 no’lu parselle ilgili davanın … bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 24.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 143, 985, 1279 ve 1281 parsel sayılı taşınmazlarda murisinin tapuda “Musa oğlu …” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin ismine soyisminin de eklenmesi suretiyle “Musa oğlu …” olarak, yine 76 ve 125 parsel sayılı taşınmazlarda tapuda “Musa oğlu …” şeklinde yazılı kimlik bilgilerinin de soyismi eklenerek “Musa oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan 6100 sayılı HMK’nun 12.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda murisin kimlik bilgileri ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı,kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Dava konusu 143, 985, 1279 ve 1281 sayılı parsellerde tapu maliki görünen “Musa oğlu …”, yine 76 ve 125 sayılı parselde tapu maliki görünen “Musa oğlu ..” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmalıdır. Bir kısım taşınmazların iktisabına dair 26.12.1973 tarihli 2953 yevmiye no’lu ve 07.02.1974 tarihli 258 yevmiye no’lu resmi senetler ile 143 sayılı parselin dayanağı 15.11.1977 tarihli 2793 yevmiye no’lu komisyonda itirazlı yerlerin tesciline dair belgeler getirtilip incelenmeli, resmi belgeler ile davacının murisi “Musa oğlu …”nın nüfus kayıt tablosundaki idari kayıt düzeltmeleri karşılaştırılıp incelenerek resmi belgeler ile murisin nüfus kaydı arasında bağlantı sağlanması gerekir. Ayrıca taşınmazı bilen şahitler dinlenerek gerekirse taşınmaz başında keşif yapılarak davacının murisi ile kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenen tapu kayıt malikinin aynı kişi olup olmadığı kesin bir şekilde saptandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 26.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.