Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1468 E. 2011/2949 K. 09.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1468
KARAR NO : 2011/2949
KARAR TARİHİ : 09.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı Hazine, kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına tahdit ve tescil edilen 151 ada 57 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu teşkil etmeyeceğini, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715.maddesinde devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerler, genel olarak sahipsiz yerler ve yararı kamuya ait mallar olarak nitelendirilmiş, örnek olmak üzere de yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklar gösterilmiştir. Tarıma elverişli olmayan arazilerin, mahiyet ve nitelikleri itibariyle olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmaları mümkün değildir. Bu gibi yerlerin, özel mülkiyete konu teşkil etmesi ancak kanunların açıkça düzenlediği ve izin verdiği hallerde mümkündür.
Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlere ilişkin bu genel açıklamalardan sonra, somut olaya gelince;
1377,40 m2 yüzölçümündeki 151 ada 57 sayılı parsel kadastro işlemleri sırasında davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ve tarla niteliğinde tahdit işlemine tabi tutulmuş, aynı nitelikte de tapuya tescil edilmiştir. Keşif sırasında yapılan incelemede, bilirkişi taşınmazdaki eğimin yer yer %45’e ulaştığını, sığ toprak örtüsü bulunduğunu, hafif taşlı, drenaj ve tuzluluk problemi olmayan erozyona açık arazi olduğunu saptamıştır. Ayrıca taşınmaz üzerinde 15-45 yaşlarında 108 adet kavak, 94 adet söğüt, 15-25 yaşları arasında da 10 adet elma ağacı mevcut olduğu belirlenmiştir. Bilirkişinin saptadığı bu nitelikler ve özelliklere göre çekişmeli taşınmazın, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu kabul edilemez. Dava konusu yer, kavaklık olarak kullanılan tarım taşınmazı özelliği gösterdiğinden, davanın reddi yerine yazılı olduğu şekilde istemin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 09.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.