Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/14922 E. 2011/15834 K. 21.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14922
KARAR NO : 2011/15834
KARAR TARİHİ : 21.12.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen 30.12.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriğine göre davacılar vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi halinde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekir.
Vekalet ücretinin hangi esaslara göre belirleneceği, 4667 sayılı Avukatlık Kanununda değişiklik yapılmasına dair Kanunun 81/son maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7.maddesi ve 21.06.1966 tarih 1966/9-9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda gösterilmiştir. Buna göre:
Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur. Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez.
Somut uyuşmazlıkta, görevsizlik kararının delillerin toplanmasından sonra verildiği sabittir. Ancak, mahkemece davalı yararına 848,74 TL nispi vekalet ücreti takdir edilmiştir. Yukarıda değinilen tarife gereğince davalı yararına takdir edilebilecek olan vekalet ücreti nispi değil maktu vekalet ücreti olmalıdır.
Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak davalı yararına maktu vekalet ücretini aşar biçimde nispi vekalet ücreti takdiri doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/VII.maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hüküm fıkrasının 5.paragrafının 2.bendinde yer alan “848,74 YTL” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “275,00 TL maktu” sözcüklerinin eklenmesine, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 21.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.