Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/15162 E. 2011/16143 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15162
KARAR NO : 2011/16143
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.06.2010 gününde verilen dilekçe ile alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binanın davalı yüklenici tarafından sözleşmede belirlenen süresinde tamamlanmaması nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı, davalı yüklenici ile yapılan 25.12.1996 tarihli asıl ve 14.08.2004 tarihli ek arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 41 ada 4 parsel (ifrazen 41 ada 57, 53, 54 parsel) sayılı taşınmazlara yapılan binanın süresinde tamamlanmadığını, sözleşme uyarınca kendisine ve murisi annesi Feride Yakar’a bırakılan her bir bağımsız bölüm için aylık 250 dolar ödenmesi gerektiğini ve bu nedenle Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2010/116 Esas sayılı davayı açtığını ileri sürerek, o davanın açıldığı tarihten sonraki Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin olmak üzere 5694.48 TL tazminatın davanın ilk dava ile birleştirilmek suretiyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/116 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden, davacı …’ın 05.03.2010 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binanın süresinde tamamlanmadığı iddiasıyla davalı kooperatif aleyhine dava açtığı, davanın halen derdest olduğu
.
anlaşılmıştır. Eldeki dava ile Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/116 E. sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ve delillerin birlikte değerlendirilmesi gereklidir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; davacının istemi de dikkate alınarak 6100 sayılı HMK’nun 166. maddesi hükmü uyarınca Milas Asliye Hukuk Mahkemesinden birleştirme hususunda görüş almak, birleştirilmesi uygun bulunduğu takdirde eldeki davayı ilk davanın açıldığı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/116 E. Sayılı dava dosyası ile birleştirmek olmalıdır.
Mahkemece açıklanan bu yön düşünülmeden davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.