Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/15200 E. 2011/16167 K. 27.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15200
KARAR NO : 2011/16167
KARAR TARİHİ : 27.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.05.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim düzeltme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 2939, 2938, 2995, 3119 ve 3021 parsel sayılı taşınmazların tapu sicilindeki “… kızı, … …” biçimindeki kimlik bilgilerinin “… kızı, …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında hatalı yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Davacı, maliki olduğu taşınmazların tapu kaydındaki kimlik bilgileri ile nüfus kayıt bilgilerinin uyumlu hale getirilmesini istemiştir. Dava konusu taşınmazların tapulama tutanaklarından, 1983 yılı kadastro çalışması sırasında “Ahmet oğlu, … …’e ait iken 1964 yılında ölümü ile karısı… ve çocukları …, …, …, … ve …” adlarına tespit yapıldığı anlaşılmaktadır. Ahmet oğlu, …

…’e ait nüfus kaydında, tapulama tutanağında adı geçen “…” dışındaki kişilerin ve davacı “Şemsi’nin” kaydının bulunduğu görülmektedir. Bir kısım tanık anlatımlarında davacıya “…” olarak hitap edildiği; bir kısım tanık anlatımlarında da 1941 yılında ölen “Şemsi” isimli kardeşinin bulunduğu belirtilmiştir. Tüm bu kanıtlarla kayıt maliki “… kızı, … …” ile ismi düzeltilecek “… kızı, …’ün” aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmıştır. Bu nedenle, mahkemece davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 27.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.