YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15867
KARAR NO : 2012/4643
KARAR TARİHİ : 29.03.2012
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.05.2001 ve 28.01.2002 gününde verilen dilekçeler ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; asıl ve birleşen davaların reddine dair verilen 10.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 27.03.2012 günü için yapılan tebligat üzerine gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır. Davalı arsa sahipleri, yüklenicinin edimlerini yerine getirmediğini, davanın reddini savunmuş, davalı yüklenici davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, inşaat ancak %77 fiziki seviyeye getirildiğinden bahisle dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.Arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen 16.12.1997 tarihli “inşaat sözleşmesi” başlıklı sözleşme adi yazılı düzenlenmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri aynı zamanda mülkiyet nakil borcunu da içerdiğinden, bu sözleşmelerin Türk Medeni Kanununun 706., Borçlar Kanununun 213., Tapu Kanununun 26. ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca resmi biçim koşuluna uyularak yapılması zorunludur. Genel olarak kanunun öngördüğü şekilden amaç, bazen taraflardan birinin veya her ikisinin bazen de üçüncü kişilerin veya kamunun yararını korumak ve bu şekilde hukuki güvenliği sağlamaktır. Borçlar Kanununun 11. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre, şekle uyulmaksızın (sözlü veya adi yazılı) yapılan arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmesi geçersizdir. Geçersiz sözleşmeye dayanarak ifa istenemeyeceğinden, davanın reddi belirtilen nedenlerle doğrudur. Kaldı ki, davacıların düzenlemesi Borçlar Kanununun 162. vd. maddelerinde yapılan alacağın temliki hükmünden yararlanabilmesi için, asıl sözleşmeden temlikin men edilmemiş olması gerekir. Somut olayda ise, sözleşmenin 5. maddesi ile yükleniciye temlik yasağı getirilmiştir. Dolayısıyla, davacılar yüklenicinin yaptığı temlik işlemine dayanarak arsa sahiplerini ifaya zorlayamaz.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile yukarıda belirtilen gerekçelere göre davanın reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun olduğundan, davacıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONAMASINA, 4077 sayılı Yasanın 23/II maddesi uyarınca davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.