YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1761
KARAR NO : 2011/2913
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 06.08.1984 günlü Kooperatif Hisse Devir Senedine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, isteğin zaman aşımına uğradığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın 06.08.1985 tarihinde ferdileşme sonucu davalı adına tescil edildiği, davanın 01.09.2009 tarihinde on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından bahisle zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca kanunda başka bir hüküm bulunmadığı sürece her dava on yıllık zaman aşımına tabidir. Yasanın 128. maddesine göre de zamanaşımı alacağın muaccel (istenebilir) olduğu tarihten başlar. Kişilere şahsi hak sağlayan sözleşmelerden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresinin bu davada da uygulanması gerekir.
Ne var ki, somut uyuşmazlıkta davacı davalının gelinidir. Dayanılan 06.08.1984 günlü sözleşmede çekişme konusu 276 sayılı parsel dava dışı Ülker’den birlikte satın alınmıştır. Taşınmaz yazlık niteliğinde olup taraflar
halen bu taşınmazda zilyettir. Maddi olgular davacının ferağ umudunun devam ettiğini göstermektedir. Dolayısıyla bu davada Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından zamanaşımı savunması dinlenmez.
Mahkemece çekişmenin esasının incelenerek bir hüküm kurulması gerekirken davanın zaman aşımının varlığı sebebiyle reddedilmesi doğru olmamış bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.