YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/222
KARAR NO : 2011/1622
KARAR TARİHİ : 14.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.12.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında kimlik bilgisi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu taşınmazlar kaydında murisinin “…ve … oğlu …” olarak yazılı olan kimli bilgilerinin “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır.
Eldeki davada; Mahkemece tapu kayıt maliki olarak görülen “…ve … oğlu …” isimli bir kişinin bulunup bulunmadığına dair nüfus müdürlüğünce yapılması istenen araştırmaya verilen cevapta “…ve … oğlu … kaydı bulunmadığı” bildirilmiş olduğu halde “… oğlu …”’e ait nüfus kaydının gönderilmiş olması araştırmanın sağlıklı yapılmadığını göstermektedir.
Mahkemenin mülkiyet nakline sebep olunmaması için Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen “… oğlu …” ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği halde, mülkiyet nakli oluştuğu kuşkusu yaratacak şekilde tesis edilen hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.