YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2317
KARAR NO : 2011/4051
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.06.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında düzeltim istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.08.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 8 parsel sayılı taşınmazda baba adının “…” olarak yazıldığını, nüfus kaydına göre baba adının “…” olduğunu ileri sürerek tapu kaydının düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydında isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak
şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaz senetsizden … oğlu 1930 doğumlu … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı baba adının “…” olduğu halde kadastro tespiti sırasında “…” yazıldığını belirterek düzeltme istemiştir. Mahkemece tanık dinlenmiş, ayrıca nüfus müdürlüğünden … oğlu … kaydının bulunup bulunmadığı sorulmuştur. Nüfus müdürlüğüne yazılan yazıya yanıt verildiğine dair belgeye dosya içerisinde rastlanmamış, mahkemece tapu kaydı, tutanak ve tanık anlatımlarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda da açıklandığı gibi, tapu kaydında isim düzeltilmesi davalarında mülkiyet nakline sebebiyet vermemek için kayıt maliki ile düzeltilen ismin aynı kişiye ait olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanması zorunludur. Dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağında malik olarak tespit edilen “… oğlu …”in 1930 doğumlu olduğu yazılı olduğu halde nüfus kaydına göre 1955 doğumludur. Mahkemece doğum tarihleri arasındaki çelişki giderilmemiş, Nüfus müdürlüğüne yazılan yazının yanıtı beklenmemiştir. Dosya içerisindeki kanıtlar davanın kabulüne karar vermek için yeterli görülmemiş, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmak üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 30.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.