Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3318 E. 2011/5419 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3318
KARAR NO : 2011/5419
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.06.2009 gününde verilen dilekçe ile ipotek bedelinin arttırılması ve tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 20.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek aktinde kararlaştırılan bedelin güncelleştirilmiş değerinin tahsili istemiyle açılmıştır.
Davalılar, ipotek bedelinin ödendiğini, esasen bir alacaklının bu kadar süre beklemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişinin ipotek değeri olarak bulduğu 1,09 TL’nin davalılardan tahsili ile 13.08.1985 tarihli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
İpotek; halen mevcut veya henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması kuvvetli kişisel bir alacağı teminat altına alma amacı güden feri nitelikte sınırlı bir ayni haktır. Bu haliyle ipotek, teminat altına alınan alacağa bağlı bir hak olarak kendini gösterir. Kural olarak da ipotek, sözleşmeyle kurulur. İpotek sözleşmeyle kurulmuşsa, ipotek aktinin kapsamını sözleşmenin içeriği tayin eder. Taraflarca sözleşmede kararlaştırılan hükümlere, istisnalar hariç hakimin müdahale yetkisi yoktur.
Ancak kanun bazı alacak türleri için alacaklıya, tescilsiz hüküm ve sonuç meydana getiren rehin hakkı tanımıştır (TMK. m.865-867). Bazen de kanun bazı alacaklar için alacaklıya, tescille kurulabilen rehin hakkı tanımıştır. Bunlar kanundan doğrudan kaynaklanan tescilsiz rehinden farklı olarak, alacaklının talep etmesi halinde tescille hüküm ve sonuç meydan getiren rehinlerdir.
Bunlara da kanundan dolayısıyla kaynaklanan rehin hakları denir. Kanundan dolayısıyla kaynaklanan rehin haklarının neler olduğu TMK. m.893’de “satıştan doğan alacağı için satılan taşınmaz üzerinde satıcının, elbirliği ortaklığına giren taşınmazlarda paylaşmadan doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya diğer elbirliği ortaklarının, bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarların” rehin hakları olarak belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dayandığı 13.08.1985 tarihli rehin hakkı yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 893.maddesinde belirtilen satıştan doğan alacak için, satılan taşınmaz üzerindeki satıcının hakkı sebebiyle tesis edilmiştir. Belirtildiği üzere bu tür rehin hakkı kanundan kaynaklanan ipotek hakkıdır. Nitekim taraflar sözleşmede satış bedelinin ne olduğunu belirlemiş, ipoteğin süresi de “fekki bildirilinceye kadar” şeklinde kararlaştırılmıştır. Kısaca davacının satıcı ipoteğinden doğan hakkı, satış bedelinden kalan 117.750 TL’den ibarettir. Faiz kararlaştırılmadığından ve ipoteğin fekki dava ile bildirildiğinden, bu alacağa geçmiş günler faizi de yürütülmesi gerekmez.
Mahkemece, bu saptamalar gözetilerek davacının satıcı ipoteğinden kaynaklanan alacağının 0,12 TL saptanmış olması, gerekmediği halde buna da geçmiş günler faizi yürütülerek tüm alacağın 1,09 TL olarak bulunup, bunun tahsili suretiyle ipoteğin terkinine karar verilmiş olması doğru değilse de temyiz edenin sıfatına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 21.04.2011 tarihlinde oybirliği ile karar verildi.