YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3433
KARAR NO : 2011/4732
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.12.2004 gününde verilen dilekçe ile muarazanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, 3194 sayılı İmar Kanununu uygulama sonucu dava konusu taşınmazın 337 m2’den ibaret bölümünün yoldan ihdas edildiğini, kendilerinin ve davalıların taşınmazın bu bölümüne komşu taşınmazları bulunduğunu, belediye encümeninin yoldan kazanılan bu bölümün satışına karar verdiğini, bedelinin belediyeye yatırıldığını, ancak davalılarla tescil konusunda anlaşamadıklarını, tarafların mülkiyet durumlarına orantılı bir şekilde ihdas edilen kısmın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, yoldan ihdas edilen çekişme konusu taşınmazın bedelini dava dışı belediyeye ödediklerini, bu yerin bütünüyle kendilerine ait olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu hakkında adli yargı yerinde karar verilemeyeceğinden söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacılar temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmaz, 01.02.2006 tarihli bilirkişi raporunda a, b, c, d ve e harfleriyle gösterilmiştir. Toplam alanı 337 m2’den ibarettir. Taşınmazın kapanan yoldan kazanıldığı, belediye encümeninin 27.08.1998 tarihli kararıyla taşınmazın 3.370,00 TL bedelle satışına karar verildiği, bu bedelin 03.11.1998 tarihinde davalıların murisi Mehmet Bahar tarafından dava dışı belediyeye yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Davadaki istemin dayanağı, 3194 sayılı İmar Kanununun 17.maddesidir. Gerçekten, anılan maddenin 1.fıkrasına göre “belediye veya valilik kendi malı olan veya imar planlarının tatbiki sonucu kamulaştırmadan artan parçalarla, istikamet değiştirilen veya kapanan yol ve meydanlarda hasıl olan sahalardan, müstakil inşaata elverişli olmayan parçaları bitişiğindeki arsa veya bina sahibine bedel takdiri suretiyle satmak, gayrimenkul sahiplerinin yola giden yerlerden dolayı tahakkuk eden istihkaklarını bedel takdiri suretiyle değiştirmek ve komşu gayrimenkul sahibi takdir edilen bedelle satın almaktan imtina ederse, şuyulandırıp satmak suretiyle imar planına uygunluğunu temin eder” hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, tescili dava konusu yapılan taşınmaz ihdasen kazanıldığından ve dava dışı belediyenin mülkü olduğundan, eldeki davada da tescili dava konusu yapıldığından, dava dışı … Belediye Başkanlığının davada taraf olması zorunludur.
Bu bakımdan öncelikle, davacılara belediye aleyhine dava açmak üzere mehil verilmeli, açılırsa eldeki davayla birleştirilmeli, taraf teşkilindeki eksiklik bu suretle giderilmeli, belediyenin de savunması saptandıktan sonra işin esası onun huzurunda incelenmelidir.
Diğer taraftan yukarıda belirtildiği gibi, istemin dayanağı 3194 sayılı İmar Kanununun 17.maddesi olup, bu hükme göre tescil talep edildiğinden ve Türk Medeni Kanununun 1027.maddesi hükmü gereğince tapu siciline tescil ancak mahkeme kararıyla mümkün bulunduğundan, davanın adli yargı yerinde incelenip sonuçlandırılması gerekir.
Mahkemece tüm bu saptamalar gözardı edilerek, çekişmeyi orta yerde bırakacak şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.