Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/3592 E. 2011/5136 K. 18.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3592
KARAR NO : 2011/5136
KARAR TARİHİ : 18.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.07.2005 gününde verilen dilekçelerle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen davada davalı-davacı … vekili tarafından 02.02.2006 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, birleşen tazminat davasının kabulüne dair verilen 23.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve birleşen davalı-davacı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ek dava ecrimisil tahsili, birleştirilen dava ise Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise malzeme bedeline katkı payı oranında tazminat tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, çapa bağlı 25 ve 26 sayılı parsellere yönelik davanın kabulü ile birleştirilen davanın davacısı …’un yersiz elatmasının önlenmesine, diğer davalılar … ve …’e ilişkin elatmanın önlenmesi istemi ile ecrimisile dair davanın reddine, koşulları gerçekleşmediğinden birleştirilen temliken tescil ve tazminat davalarının reddine karar verilmiştir.
Hükmü kayıt malikinin mirasçısı davacılar ile birleşen davanın davacısı … temyiz etmiş, karar Dairemizin 01.10.2007 tarihli ilamıyla ve ilamda yazılı nedenlerle birleşen davanın davacısı …’un ikinci kademedeki tazminat isteminin incelenip değerlendirilmesi yönünden bozulmuştur.
Mahkemece, çapa bağlı 25 ve 26 sayılı parsellere yönelik davanın kabulü ile davalıların yersiz elatmalarının önlenmesine, ecrimisil istemine yönelik davaların reddine, birleştirilen davada davacı …’un isteminin kısmen kabulü ile 60.000,00 TL malzeme bedelinin dava tarihinden geçerli faizi ile birlikte miras payları oranında davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, asıl davanın davacıları ile birleşen davanın davacısı … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ve takdire göre temyiz eden tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Birleşen davadaki ikinci kademedeki istem malzeme sahibinin, malzeme bedelinin tahsili talebine ilişkindir.
Gerçekten, arazi sahibinin yapılan inşaatın kaldırılmasını istememesi veya talep etmesine rağmen aşırı zarar doğması sebebiyle yapı yıkılamadığı takdirde arazi malikinin mamelekinde sebepsiz bir zenginleşme meydana geleceğinden, bu zenginleşmeye karşılık taşınmaz malikinin malzeme malikine muhik bir tazminat ödemesi gerekir.
Türk Medeni Kanununun 723.maddesi uyarınca ödenecek olan tazminatın tutarı malzeme malikinin iyiniyetli olup olmamasına göre değişir. Üzerine inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilmeyen veya bilmesi gerekmeyen kişi kural olarak iyiniyetlidir. Bunun gibi inşaatı arazi sahibinin açık veya örtülü muvafakatı ile yapan malzeme sahibi de iyiniyetli sayılır.Buna karşılık,üzerinde inşaat yaptığı arazinin kendisine ait olmadığını bilen veya bilmesi gereken kişi kötüniyetlidir (Prof.Dr.Kemal T.Gürsoy,Fikret Eren,Erol Cansel.Türk Eşya Hukuku.Ankara 1978.sh.610).Malzeme maliki ve arazi sahibi iyiniyetli ise malzeme sahibine muhik bir tazminat ödenmelidir. Muhik tazminatın tespit ve takdiri hakime ait bir görevdir. Olayın özelliğine göre malzemenin dava tarihindeki değeri gözetilerek takdir edilir. Malzeme sahibi kötüniyetli ise arsa sahibi malzemenin kendisi yönünden taşıdığı en az değeri öder. Bu değer inşaat nedeniyle taşınmazda meydana gelen objektif değer artışı oranı olmayacağından burada da olayın özelliğine göre hakimin geniş taktir yetkisi bulunmaktadır ( TMK.m.4).
Somut olaya gelince;
Bilirkişiler 06.10.2008 havale tarihli raporlarında 26 sayılı parsel üzerinde birleşen davanın davacısı …’un 2/3 oranında katkısı bulunduğu saptanan yapının malzeme değerini değil, Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarına göre yapı değerini bulmuşlardır. Oysa yukarıda belirtildiği üzere,
malzeme sahibinin isteyebileceği iyi veya kötü niyetli olmasına göre malzeme bedelinden ibarettir.
Mahkemece yapılması gereken iş, 26 sayılı parseldeki yapının dava tarihindeki malzeme değerini bilirkişiye hesaplattırmak, birleşen davanın davacısının katkı oranına ve Türk Medeni Kanununun 4.maddesinin hakime tanıdığı takdir yetkisine göre buna hükmetmek olmalıdır.
Değinilen bu yönün gözardı edilerek yapı birim fiyatlarına göre bulunan bilirkişi raporuna bağlı kalınıp, birleşen davanın yazılı olduğu şekilde hükme bağlanması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1).bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2).bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara iadesine, 18.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.