YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3717
KARAR NO : 2011/7783
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 07.02.2008 gününde verilen dilekçe ile maden arama katkı payı alacağı istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili ve duruşmasız temyizi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.06.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av…. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1999 ila 2005 yılları için maden arama katkı payı isteminde bulunmuştur.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Mahkemece yargılamanın bitirildiği 26.10.2010 tarihli oturumda oluşturulan kısa kararda “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 11.912,20 TL üzerinden kabulüne, fazlaya ait istemin reddine…” şeklinde, sonradan yazılan gerekçeli kararda ise “Davanın kısmen kabulü ile 11.912,20 TL asıl alacak, dava tarihine kadar 20.915,47 TL işlemiş faiz, dava tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ait 1.445,48 TL istemin reddine” şeklinde hüküm kurulmuştur. Kısa kararda faiz ile ilgili hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda faiz ile ilgili de hüküm kurulduğu görülmüştür.
Tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli kararın farklı olduğu görülmüştür. 10.4.1992 tarihli 1991/7-1992/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni oluşturacağı; bozmadan sonra yerel Mahkemenin önceki kısa kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydı ile vicdani kanaatine göre karar verebileceği öngörülmüştür.
Bu itibarla kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 825 TL’şer Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı ve davalıdan karşılıklı olarak alınarak birbirlerine verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.