Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/380 E. 2011/5209 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/380
KARAR NO : 2011/5209
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.06.1998 gününde verilen dilekçe ile ve birleşen davada tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine dair verilen 27.04.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ile birleşen dava davalısı, temyizen incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Av…. ile karşı taraftan davalı … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalılardan …’un eşi olduğunu, 969 ada 9 sayılı parsel ile 969 ada 14 ve 2520 sayılı parseller üzerindeki 5 numaralı bağımsız bölümün davalı … tarafından evlilik birliği içerisinde kendi kazancı ile satın alındığını, aslında mülkiyet kendisine ait olduğu halde taşınmazları muvazaalı olarak kardeşi ve yeğenleri olan davalılara temlik ettiğini ileri sürerek tapu kayıtların iptali ile adlarına tescilini, mümkün olmadığı takdirde 60.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Dairemizin bozma kararından sonra açılan ve birleştirilen davada davalı olan … davayı kabul etmiş, diğer davalılar ise davalı …’un yaptığı temlik işlemlerinin gerçek bir temlik olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 07.11.2006 tarihli ilamı ile ve ilamda yazılı nedenlerle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, 969 ada 14 ve 2520 sayılı parsellerdeki 5 numaralı bağımsız bölüme ilişkin davalar kabul edilmiş, 969 ada 9 sayılı parsel davalı …’a tapulama çalışmaları sonunda miras yoluyla geçmiş bulunduğundan buna ilişkin istem reddedilmiştir.
Hükmü, davacı …, davalılar …. ve … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı … ile …’un 969 ada 9 sayılı parsele ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalılar…un temyiz itirazlarına gelince;
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişmeli 969 ada 14 ve 2520 sayılı parseldeki 5 numaralı bağımsız bölümün davalılardan … tarafından tapuda üçüncü kişilerden satın alındığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli 969 ada 9 sayılı parsel ise mahkemece doğru olarak saptandığı üzere tapulama çalışmaları sırasında payı itibariyle davalı …’a isabet ettiğinden onun adına 22/28 pay olarak tescil edilmiştir.
Davacı her üç taşınmazın da evlilik birliği içerisinde kendi kazancıyla elde edildiğini, ne var ki taşınmazların eşi olan davalı … adına tescil edildiğini, muvazaalı işlemlerle de onun tarafından diğer davalılara temlik edildiğini ileri sürmüştür. Dava konusu taşınmazlar davacının verdiği paralarla davalı eşi tarafından satın alınmış olsa dahi bu olgu davacıya satın alınan taşınmazların mülkiyetini talep etme yetkisi vermez. Davacı ancak taşınmazların satın alınması sırasında bir katkısı olduğunu kanıtlarsa verdiği bu bedelin iadesini isteyebilir. Bu bakımdan mahkemece 969 ada 14 ve 2520 sayılı parseldeki 5 numaralı bağımsız bölüme ilişkin tescil talebinin reddi, ikinci kademedeki istek olan tazminat talebinin değerlendirilmesi ve bununla ilgili bir hüküm kurulması gerekir.
Bu hususları amaçlayan davalılar …ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacı … ile davalılardan …’un temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davalılar … yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.