YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3856
KARAR NO : 2011/5409
KARAR TARİHİ : 22.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.07.2007 gününde verilen dilekçe ile dahili davalılar aleyhine 28.03.2008, 13.06.2008 ve 16.06.2008 günlerinde verilen harçsız dilekçelerle geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalılardan … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 583 sayılı parsel ve sonradan davaya dahil edilen 571, 572 ve 582 sayılı parsellerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü dahili davalılardan … temyiz etmiştir.
Davacı 581 parselin maliki olduğunu, genel yola bağlantısı bulunmadığını belirterek davalılara ait 583 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulması istemi ile dava açmış, davasını 583 sayılı parselin tapu kaydında maliki görünenlerden …, …, … ve …’ya yöneltmiştir. 583 sayılı parselin tapu kaydının incelenmesinde taşınmazın 4/16 payının …’e, 3/16 payının …’e, 3/16 payının …’e, 3/16 payının …’ya, 3/16 payınında dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmeyen … kızı … mirasçılarına ait olduğu anlaşılmaktdır. Tapu maliklerinden … ./.
… 12.08.1970 tarihinde, … ise 03.04.2005 tarihinde vefat etmiştir. Dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen … kızı … ise tespit tarihinden önce 11.07.1955 tarihinde vefat ettiği için 3/16 pay mirasçıları adına tespit ve tescil edilmiştir. Eldeki dava ise 13.07.2007 tarihinde, dava tarihinden önce ölü olan … ve … davalı olarak gösterilmek suretiyle açılmıştır. 04.05.1978 tarihli 1978/4-5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılamayacağı, dava tarihinde şahsiyeti sona ermiş kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından davaya dahil edilmek veya dava ıslah edilmek suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmıştır. Bu nedenle dava tarihinden önce ölü olan 4/16 pay sahibi … ve 3/16 pay sahibi … hakkındaki davanın usulden (husumetten) reddi gerekirken harçsız dilekçelerle bu kişilerin mirasçıları davaya dahil edilip yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Ayrıca geçit hakkı davalarında bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Yukarıda açıklandığı üzere 583 parsel sayılı taşınmazın 3/16 pay sahibi … kızı … mirasçıları dava dilekçesinde taraf olarak gösterilmemiştir. Yargılama sırasında … mirasçıları harçsız dilekçe ile davaya dahil edilmiştir. Usulüne uygun şekilde 583 parsel maliklerinin davada taraf olarak gösterilmemesi de doğru değildir.
Dava sırf 583 parsel sayılı taşınmaza karşı açılmasına karşılık yargılama sırasında genel yolla davacıya ait taşınmaz arasında 571, 572, 573 ve 582 parsel sayılı taşınmazların da bulunduğu anlaşıldığından bu taşınmazlardan 571, 572 ve 573 sayılı parsellerin malikleri harçsız dilekçelerle davaya dahil edilmiştir. 582 parsel sayılı taşınmazın malikleri … ve … Köse’nin dava tarihinden önce vefat etmiş olmaları nedeniyle mirasçıları olduğu bildirilen kişeler harçsız dilekçe ile davaya dahil edilmiştir. 582 sayılı parselin maliki olan kişilerin dosya içinde veraset ilamları veya verasete esas nüfus kayıtları mevcut değildir. Dahili davalı olarak gösterilen kişilerin tapu maliklerinin mirasçıları olup olmadığı dahi denetlenememektedir. Kaldı ki, 571, 572, 573 ve 582 sayılı parseller hakkında harcı verilerek usulüne uygun açılmış bir dava mevcut değildir. Bu parsellerin maliklerinin harçsız dilekçeler ile davaya dahil edilmesi usul kurallarına uygun değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacıya bu taşınmaz sahipleri hakkında dava açması için süre vermek ve bu surette açılacak davaları eldeki dava ile birleştirmek olmalı ya da usul
ekonomisi gereğince davanın aynı dava içinde harcı ödenmek suretiyle verilen dilekçe ile bu taşınmaz maliklerine karşı yöneltilmesini sağlamak olmalıdır.
Mahkemece usulüne uygun olarak taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, 22.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.