YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3857
KARAR NO : 2011/5177
KARAR TARİHİ : 19.04.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı/davalı vekili tarafından, davalı/davacı aleyhine 24.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil (TMK.m.724) ve birleştirilen davada davalı/davacı … tarafından verilen 24.08.2009 günlü dilekçe ile de elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; dava ve birleştirilen davanın reddine dair verilen 28.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı-davalı, inşa ettiği duvarın davalıya ait 1214 numaralı parsel içerisinde kaldığını belirterek bu kısmın adına tescilini istemiştir.
Birleştirilen davada ise davacı-davalı adına kayıtlı taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, dava ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, taraflar temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptal ve tescil, birleştirilen dava ise çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve dosya kapsamına göre davacı-davalının temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı-davacının temyiz itirazlarına gelince;
Türk Medeni Kanununun 683. maddesi “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” hükmü ile malikin mülkiyet hakkının yasal sınırlar içinde kullanabileceğini düzenlemiştir.
Anılan kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737.
maddesi; “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşularını olumsuz şekilde etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür. Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel âdete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel âdete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
HUMK’nun 74 ve devamı maddeleri gereğince, bir davada olayları (Hukuki sebepleri) anlatmak taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak Hakime ait olup, Hakim tarafların iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka birşeye de karar veremez.
Eldeki davada davalı-davacı …, davacı-davalı … tarafından yapılan duvarın kendisine ait 1214 numaralı çap kaydının içerisinde kaldığını belirterek elatmanın önlenmesi ve kal isteğinde bulunmuştur. Mahkemece dava konusu duvarın yıkımı halinde davacı taşınmazının kullanım biçimine göre içeriği yukarıda açıklanan TMK’nun 737.maddesinin ihlalinin söz konusu olacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki yapılan saptama doğru olsa dahi bu husus ancak davalı-davacı … tarafından komşuluk hukukuna aykırılığın giderilmesi istemiyle açılacak davada irdelenmelidir. Somut olayda; istemin toplanan deliller ve kesinleşen pafta durumuna göre HUMK’nun 74 ve devamı maddeleri ile Türk Medeni Kanununun 683. maddesi kapsamında irdelenip değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı-davalının temyiz itirazlarının yukarıda (1).bentte yazılı nedenlerle reddine, davalı-davacının temyiz itirazlarının (2).bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hükmün davalı-davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınana temyiz harcının istek halinde yatıran taraflara geri verilmesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.