Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/389 E. 2011/4892 K. 12.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/389
KARAR NO : 2011/4892
KARAR TARİHİ : 12.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2006 – 17.01.2008 – 20.11.2008 gününde verilen dilekçeler ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dosyada davacı … tarafından davalılar … vd aleyhine tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.07.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı … vd vekili ile duruşmasız temyizi davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 05.04.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı-davalı … vd vekilleri Av…. ve Av.Sevgi Ateşok ile karşı taraftan davalı-davacı … vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl davada davacılar … ve …, kat irtifakı kurulu 17 parsel sayılı taşınmazda 1/2’şer maliki oldukları 24, 28 ve 29 numaralı bağımsız bölüm dükkanları, davalılar … ve …’nin haksız olarak kullandıklarını ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ayrı ayrı 2.500 YTL, 20.10.2006 tarihli ıslah dilekçeleri ile de, 12.05.2001 – 12.05.2006 tarihleri arasındaki kullanımlarından davalı …’den 11.520 YTL; davalı …’tan da 8.900YTL ecrimisil bedelinin alınmasını;
Birleştirilmesine karar verilen Adana 6. Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/22-81 sayılı dosyası ile, davacılar … ve …, davalı …’in haksız olarak kullandığı 17 parsel sayılı taşınmazdaki 28 ve 29 numaralı bağımsız bölüm dükkanlar için 12.05.2006 – 12.01.2008 tarihleri arasındaki döneme ait 28 nolu dükkan için 11.000 YTL ve 29 nolu dükkan için 11.840 ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını;
Birleştirilmesine karar verilen Adana 6. Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/23-82 sayılı dosyası ile, davacılar … ve …, davalı …’un haksız olarak kullandığı 17 parsel sayılı taşınmazdaki 24 numaralı bağımsız bölüm dükkan için 12.05.2006-12.01.2008 tarihleri arasındaki döneme ait toplam 12.850 YTL ecrimisil bedelinin davalıdan alınmasını;
Birleştirilmesine karar verilen Adana 4. Asliye Hukuk mahkemesinin 2006/479-508 sayılı dosyası ile, davacı …, davalı yüklenici … ile arsa malikleri olan davalılar … ve …’in murisi … arasında Adana 2. Noterliğince 19.03.1986 tarihinde düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan 17 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 24 numaralı bağımsız bölüm dükkanı, inşaatın tüm elektrik işlerini yapımı karşılığı kaba inşaat olarak sadece duvarları örülü biçimde satın aldığını, edimini yerine getirdiğini, anılan bağımsız bölümün tüm işlerini yaptırdığını ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini, ikinci kademedeki isteğinde ise çekişme konusu 24 numaralı bağımsız bölüm ve içine yaptığı masrafın dava tarihi itibariyle tespiti ile bedelin davalılardan dava tarihinden faizi ile tahsilini; 28.10.2008 günlü celsede harcını tamamlamak için istemde bulunduğu, 27.03.2008 tarihli dilekçesi ile de 24 numaralı bağımsız bölümün bedeli olan 110.000YTL bedelin davalılardan alınmasını istemişlerdir.
Mahkemece 28.10.2008 tarihinde verilen karar ile;
1-2006/180 Esas sayılı dosyada, arsa malikleri ile yüklenici arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin hükmen fesih tarihi olan 12.08.2003 ile 12.05.2006 tarihleri arasında toplam 6.383,00YTL ecrimisil bedelinin 2.500 YTL kısmı için 12.05.2006 dava tarihinden 3.883,00 YTL kısmı için 20.10.2006 ıslah tarihinden işleyen faizi ile davalı …’den alınmasına ve 24 numaralı bağımsız bölüme elatmasının önlenmesine;
Davalı …’dan, arsa malikleri ile yüklenici arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin hükmen fesih tarihi olan 12.08.2003 ile 12.05.2006 tarihleri arasında toplam 9.514,00 YTL ecrimisil bedelinin 2.500 YTL kısmı için 12.05.2006 dava tarihinden, 7.014,00 YTL kısmı için 20.10.2006 ıslah tarihinden işleyen faizi ile alınmasına ve 28 ile 29 numaralı bağımsız bölümlere elatmasının önlenmesine;
2-Birleştirilen 2008/22 Esas sayılı dosyada, 12.05.2006-12.01.2008 tarihleri için toplam 9.976,73 YTL ecrimisil bedelinin 17.01.2008 dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı …’dan alınmasına;
3-Birleştirilen 2008/23 Esas sayılı dosyada, 12.05.2006-12.01.2008 tarihleri için toplam 5.441,85 YTL ecrimisil bedelinin 17.01.2008 dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı …’den alınmasına,
4-Birleştirilen 2006/479 Esas sayılı dosyada, davacı …’nin tapu iptal tescil isteminin reddine, dava dilekçesindeki dava değeri ile bağlı kalınarak 4.169,00 YTL (kaba inşaat bedeli) davalı yüklenici …’den, davalı arsa maliklerinden de 1.830,00 YTL (ince inşaat bedeli) alınmasına, karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili ve davalı-birleşen dosya davacısı … vekili temyiz etmiş, Dairemizin 26.03.2009 tarih ve 2934-4195 E.K. sayılı bozma ilamında özetle;
“…A-Davalı-birleşen dosya davacısı …’nin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı yüklenici ile davalı arsa maliklerinin murisi arasında Adana 2. Noterliği’nce 19.03.1986 tarihinde düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, Yargıtay denetiminden geçerek 12.08.2003 tarihinde kesinleşen Adana 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 1999/390 Esas 2002/479 Karar sayılı dosyası ile ileriye etkili olarak feshedilmiştir. Feshedilen bu sözleşme uyarınca da davalı yükleniciye 8, 12, 18 ve 20 numaralı bağımsız bölümler bırakılmıştır. Görülüyor ki, bu fesih ile davacının tapu iptal tescil istemine dayanak oluşturan arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi geçerliliğini yitirmiş ve taraflar arasında çekişme konusu olan 24 numaralı bağımsız bölüm arsa maliklerine hükmen bırakılmıştır. Bu nedenle, Mahkemece, davacı …’un tapu iptal tescil isteminin reddi yerindedir. Somut olayda, davacının ikinci kademedeki tazminat istemi yönünden 28.10.2008 günlü celsede harcını tamamlamak için istemde bulunduğu 27.03.2008 tarihli dilekçesi ile ıslah isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davacıya harcı tamamlaması için süre verilmeden esas hakkında karar verilmiştir. Mahkemenin kabulüne bağlı kalınmadan ve yargılama bitinceye kadar ıslah isteminde bulunabileceğinden, Mahkemece, davacıya ıslah dilekçesi ile ilgili işlem yapmak üzere HUMK.nun 83-89 maddeleri de dikkate alınarak süre verilmeli, işlemler yerine getirildiğinde istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir.
B- Davalı …’ın temyiz istemine gelince;
Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davalı …, dava dışı yüklenici ile davalı arsa maliklerinin murisi arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi ile yükleniciye bırakılması
kararlaştırılan bağımsız bölümü temlik alması nedeniyle, kişisel hakka dayalı olarak çekişme konusu 17 parsel sayılı taşınmazda bulunan 28 ve 29 numaralı bağımsız bölüm dükkanları kullanmaktadır. Yargıtay denetiminden geçerek 12.08.2003 tarihinde kesinleşen Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1999/390 Esas ve 2002/479 Karar sayılı dosyası ile ileriye etkili olarak feshedilen bu sözleşme uyarınca, yükleniciye 8, 12, 18 ve 20 numaralı bağımsız bölümler bırakılmış, taraflar arasında çekişme konusu olan 28 ve 29 numaralı bağımsız bölümler arsa maliklerine hükmen bırakılmıştır. Sözleşmenin feshini sağlayan davada, davalı … taraf bulunmamaktadır. Davalı, arsa maliklerinin Adana 8. Noterliği’nce 03.04.2006 tarihinde düzenlenip, 12.04.2006 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesi ile taşınmazlardaki kişisel hakkının bulunmadığını öğrenmiştir. Davalı ihtarnamenin tebliğ alındığı tarihe kadar taşınmazları yüklenici ile aralarında düzenledikleri sözleşme ilişkisine dayanarak kullanmıştır. Bu tarihten sonra ise taşınmazlarda fuzuli şagil sıfatını kazanmıştır. Bu nedenle, davacıların ecrimisil istemi, davalının taşınmazları haksız olarak kullanmaya başladığını öğrendiği 12.04.2006 tarihinden itibaren hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece, bu saptamalar bir yana bırakılarak ecrimisil isteminin sözleşmenin hükmen feshini sağlayan kararın kesinleşme tarihinden itibaren hüküm altına alınması doğru bulunmamıştır….” denilerek bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, birleşen 2006/479 E. sayılı dosyada davacı … ikinci kademedeki tazminat talebini 25.03.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını tamamlamak suretiyle 110.000 TL olarak arttırarak ıslah etmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılamada sırasında önceki hükümden sonra 20.11.2008 tarihinde açılan, birleştirilen Adana 3. Asliye Hukuk mahkemesinin 2008/748-2009/464 sayılı dosyası ile davacılar … ve … davalı … aleyhine, 28 ve 29 numaralı bağımsız bölümleri davalının kullanımı devam ettiğinden toplam 11.000 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece iş bu temyize konu hüküm ile;
1-Davacılar … ve … tarafından davalı … aleyhine açılan davada (2008/23 E) önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına,
2-Davacılar … ve … tarafından davalı … aleyhine açılan 2006/180 – 2008/22 ve 2008/748 E sayılı davalardaki istek toplamı bir bütün kabul edilerek 16.034,00 TL’nin 17.01.2008 dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalı …’den tahsili ile davacılar … ve …’e verilmesine,
3-Davacı …’nin açtığı (2006/479 E.) davanın kabulü ile, 6.000 TL’nin dava tarihi 15.12.2006 tarihinden işleyen faiziyle ve 104.000 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacı …’a verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı-davalı … ve … ile davalı … vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı …’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacılar … ve … tarafından ve davalı … aleyhine 2006/180 – 2008/22 ve 2008/748 E sayılı açılan davalarda her bir dava için tüm istekleri karşılar şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, istek toplamı bir bütün kabul edilerek hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Davacı-birleşen dosya davalısı … ve …’in temyiz istemine gelince;
Borçlar Hukukunda mesuliyet, sözleşmeden veya kanundan kaynaklanır. Kanundan kaynaklanan borçlara örnek; haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve doktrinde kabul edildiği üzere vekâletsiz iş görme sebebiyle istenebilecek alacaklardır. Eldeki, davacı …’nin açtığı 2006/479 E. sayılı birleşen davada; davalı yüklenici … ile davalı arsa malikleri … ve …’in murisi arasındaki arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi, ileriye etkili olarak feshedilmiş ve feshedilen bu sözleşme uyarınca da çekişme konusu olan 24 numaralı bağımsız bölüm arsa maliklerine hükmen bırakılmıştır.
Davacı …’un, davalı arsa sahiplerine karşı, ikinci kademede faydalı masraflar dışındaki 24 numaralı bağımsız bölümün bedelinin tazminine ilişkin istemde davalı yüklenici dahi bulunamayacağı gibi, yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden davacı …’ta bu hakkı yüklenicinin halefi olarak arsa sahiplerine karşı ileri süremez. Kısaca davacı …, taşınmazın bedeline ilişkin tazminat istemi hakkında ancak sözleşme ilişkisi bulunduğu davalı yüklenici …’e karşı başvurabilir.
Mahkemece bu saptama bir yana bırakılarak hüküm altına alınan 24 numaralı bağımsız bölümün bedeline ilişkin tazminat borcundan davalı arsa sahipleri … ve …’in sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Ayrıca; mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK’nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK’nun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. (Hukuk Genel Kurulunun 10.9.1991 gün 281-415 ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları ).
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece davacılar … ve … tarafından, davalı … aleyhine birleşen 2008/23 E sayılı davada bu yön gözetilmeden hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda, (1.) bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin, (2.) bentte yazılı nedenlerle de davacı-davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 825 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalı-birleşen dava davacısı …’den alınarak, davacı-davalı … ve …’e verilmesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.