Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4042 E. 2011/5175 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4042
KARAR NO : 2011/5175
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.10.2007 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 16.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 29.01.1999 tarihinde davalıdan satın aldığı 6536 sayılı parseldeki 4 numaralı bağımsız bölüme ait tapu kaydına, bedelin ödenmeyen kısmı için konulan ipoteğin borcun ödenmiş olması sebebiyle kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davaya katılmamış, her hangi bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen iradesiyle terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
İncelenen ve ipotek akdinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin 2.500.00 TL. için tesis edildiği görülmektedir. Açıklanan bu niteliğe göre ipotek, kesin borç (karz) ipoteğidir. Türk Medeni Kanununun
875. maddesine göre kesin borç (karz) ipoteği, anapara yanında, gecikme faizini ve icra takibi yapılmışsa takip masraflarını da güvence altına alır. Alacaklı, ipoteğin fekki için anaparanın dışında takip masraflarını ve geçen günlerin faizlerini de isteyebileceğinden, ipoteğin kaldırılmasına ancak anaparanın, gecikme faizinin, icra takibi yapılmışsa takip giderlerinin ödenmesi halinde karar verilebilir. Taşınmaz malikinin ödeme iddiası varsa bu iddianın da yazılı delille kanıtlanması zorunludur.
Mahkemece ipotek ile teminat altına alınan borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
29.01.1999 tarihli resmi senet kapsamına göre lehine ipotek tesisi edilen şirket, “… Yapı Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi” olarak gösterilmiş, şirketin senette belirtilen adresine çıkartılan tebligat, adresin yetersiz olması sebebiyle iade edilmiştir. Mahkemece Ticaret Sicilinden yapılan araştırmaya göre “… Yapı İnşaat Taahhüt Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi” ne ait adrese tebligat yapılmış, davanın esası incelenerek hüküm kurulmuştur. Ancak gelen kayıtlar incelendiğinde, tebligat yapılan şirketin, lehine ipotek tesis edilen şirket ile aynı şirket olduğu, yada şirketin isim değişikliği yapıp yapmadığı anlaşılamamaktadır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesinde “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez” düzenlemesine yer verilmiştir.
Mahkemece anılan hükümler göz önünde bulundurularak, davalı şirketin unvan değişikliği yapıp yapmadığı, tüzel kişiliğinin devam edip etmediği, tasfiye edilmiş ise yeniden ihyası ile re’sen gözetilmesi gereken taraf teşkilinin sağlanması gerekirken, bu hususa uyulmaksızın davanın esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.