Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4106 E. 2011/5199 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4106
KARAR NO : 2011/5199
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.09.2009 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalının 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1000 metrekarelik kısmını Noterde 31.01.2001 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile murisleri …’a satmayı vaat ettiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 21.04.2010 tarihli bilirkişi raporunda kırmızı renkle gösterilen 1000 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile ifrazen davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
3194 sayılı İmar Yasasının 18.maddesinin son fıkrasında “Veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, Kat Mülkiyeti uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm sanayi ve depolama amacı ile yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacı ile arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz” hükmü getirilmiştir. Bu hüküm imar planı geçmeyen yerlerde çarpık yapılaşma ve şehirleşmeyi önlemeye yöneliktir.
Eldeki davada, dava konusu 159 ada 1 parsel sayılı taşınmazın belediye mücavir alan sınırları içinde ancak imar planı sınırları dışında kaldığı Belediye Başkanlığınca bildirilmiştir. Uyuşmazlığın niteliğine göre, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin son fıkrası nazara alınarak taşınmazın bulunduğu yerde yapılaşma bulunup bulunmadığı ve nizalı kesimin parselden ifrazının mümkün olup olmadığı merciinden sorulup, alınacak cevaba ve oluşacak duruma göre sonuca gitmek gerekirken bu husus gözetilmeden ifrazen tescile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.