Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/4401 E. 2011/5705 K. 28.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4401
KARAR NO : 2011/5705
KARAR TARİHİ : 28.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06.04.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; önceki hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair verilen 11.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, 09.03.1998 tarihli görev verilmesine ilişkin imtiyaz sözleşmesine dayalı çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkindir
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Yapılan yargılamaya,mahkeme gerekçesine ve dayanılan imtiyaz sözleşmesinin feshedilmiş olmasına göre davalı tarafın temyiz isteklerinin reddi gerekmiştir.
Davacının temyizine gelince; mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı HUMK’nun 388. maddesinde belirtilmiştir. Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Aynı kural HUMK’nun 389. maddesinde de tekrarlanmıştır. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. (Hukuk Genel Kurulunun 10.9.1991 tarihli ve 281-415 ve 25.9.1991 tarihli ve 355-440 sayılı kararları)
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle tapu iptali ve tescili konusunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin reddine,davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,28.04.2011 tarihinde oybirliği karar verildi