YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4484
KARAR NO : 2011/5606
KARAR TARİHİ : 12.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.01.2008 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ıslah yolu ile irtifak hakkının kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; irtifak hakkının kaldırılması isteminin reddine, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne dair verilen 09.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı …, …, … vd. Vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan apartmanın yöneticisi ve aynı zamanda bağımsız bölüm maliki olduğunu, 1985 yılında davalılara ait 17 parsel sayılı taşınmaz yararına, 2 parsel sayılı taşınmazın bahçe seviyesinin bir metre altından pis su (kanalizasyon) geçirilmesi için mecra irtifakı tesis edildiğini, davalıların ayrı bir hattan pis su (kanalizasyon) hattını geçirmeleri gerektiği halde 2 parsel sayılı taşınmazın hattına bağlantı yaptıklarını, bunun da hattın tıkanmasına neden olduğunu ileri sürerek, davalılara ait taşınmazın pis su (kanalizasyon) hattının 2 parsel sayılı taşınmazın pis su hattından ayrılmak suretiyle elatmanın önlenmesini istemiştir.
Davacı, 07.05.2009 tarihinde davasını usulünce ıslah etmiş ve mecra irtifakı kurulduktan sonra 17 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan Uğur Mumcu Caddesinden belediye tarafından yeni bir kanalizasyon hattının geçirildiğini, davalılara ait taşınmazda bulunan binanın pis su ( kanalizasyon ) hattının buraya bağlanma olanağı doğduğunu ileri sürerek, mecra irtifakının iptaline, bu istemin kabul edilmemesi halinde 17 parsel sayılı taşınmazın pis su (kanalizasyon) hattının 2 parsel sayılı taşınmazın hattından ayrılarak, ayrı bir hat ile 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyinde bulunan Uğur Mumcu caddesindeki ASKİ’ye ait ana hatta bağlanmasını istemiştir.
Davalılar, pis su (kanalizasyon) hattının ASKİ mevzuatına uygun olarak yapıldığını ve davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, irtifak hakkının iptali isteminin reddine, davalılara ait 17 parsel sayılı taşınmazın hattının 2 parsel sayılı taşınmazın pis su (kanalizasyon) hattından ayrı bir hat ile Uğur Mumcu Caddesinde bulunan ASKİ ana hattına bağlanmasına, bu işlemin davacı tarafça yerine getirilmesine, yerine getirildiğinde 15.500.00 TL’nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili ile bir kısım davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Davacı ıslah dilekçesi ile, mecra irtifakının kurulduğu tarihten sonra oluşan koşullar nedeniyle mecra irtifakının öncelikle kaldırılmasını istemiştir. Bu istemin yasal dayanağı ise, Türk Medeni Kanununun 785. maddesidir. Anılan maddenin 1. fıkrası hükmüne göre “ lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa, yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir. 2. fıkrası hükmüne göre ise “ yüküne oranla çok az bir yarar sağlayan bir irtifak hakkının, bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebilir.”
Görülüyor ki, irtifak hakkının kuruluşunda öngörülen menfaatin, zamanla ortadan kalkmış olması halinde veya yüküne oranla çok az bir yarar sağlaması halinde, kendisine külfet yüklenen taşınmaz maliki, irtifak hakkının terkinini isteyebilecektir. Bir başka deyişle irtifak hakkı, zamanın akışı içinde hak sahibi için kesin ve sürekli bir biçimde faydasını yitirmiş ya da yüküne oranla çok az bir yarar sağlar hale gelmişse ve böylece hakkın kuruluş amacı ortadan kalmış ise terkini istenebilir.
Somut olayda, davacı mecra irtifakının tesis edildiği 1985 yılından sonra davalılara ait 17 parsel sayılı taşınmazın güneyinde bulunan Uğur Mumcu Caddesinden ASKİ tarafından yeni bir ana pis su (kanalizasyon) hattının geçtiğini, davalılara ait taşınmazı pis su hattının bu hatta bağlayabileceğini ileri sürerek terkini istemiştir. Teknik bilirkişi raporunda 18.03.2009 tarihli asıl ve 16.11.2009 tarihli ek raporlarında davalılara ait 17 parsel sayılı taşınmazın güney cephesindeki Uğur Mumcu Caddesine irtifak hakkının kurulduğu tarihten sonra ASKİ tarafından yeni kanalizasyon hattı yapıldığı ve davalılara ait taşınmazın pis su (kanalizasyon) hattının buraya bağlanabileceği bildirilmiş ise de; bu husus ASKİ’den sorulup araştırılmamış ve bilirkişilerce sözü edilen bağlantının projeye bağlanmasının mümkün olup olmayacağı açıklanmamıştır.
Hal böyle olunca, davalılara ait 17 parsel sayılı taşınmazın pis su hattının Uğur Mumcu Caddesinden geçen ana kanalizasyon hattına bağlanmasında sakınca olup olmadığı ASKİ’den sorulup araştırılmalı, bağlanmasının mümkün olduğunun bildirilmesi halinde ise bunun davalılara ağır yük getirip getirmeyeceği ve Türk Medeni Kanununun 785. maddesinde açıklanan yasal koşulların davacı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp öncelikle mecra irtifakının kaldırılması istemi hususunda bir karar verilmeli, anılan maddedeki yasal koşulların gerçekleşmediğinin saptanması halinde ise, başka bir deyişle irtifak hakkı, zamanın akışı içinde hak sahibi için kesin ve sürekli bir biçimde faydasını yitirmemiş ya da yüküne oranla çok az bir yarar sağlar hale gelmemiş ise davacının kademeli istemi olan elatmanın önlenmesi talebi değerlendirilip sonuçuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan bu yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma ve soruşturma ile ve irtifak hakkının kaldırılması istemi reddedildiği halde, daha önce 2 parsel sayılı taşınmazın kuzeyindeki Uğur Mumcu Sokakta bulunan pis su (kanalizasyon) hattına bağlantı yapılması için kurulan mecra irtifakının kaldırılması sonucunu doğuracak şekilde davalılara ait taşınmazın pis su (kanalizasyon) hattının Uğur Mumcu Caddesindeki ASKİ’ye ait yeni hatta bağlanması doğru görülmemiştir.
Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
2- Bozma nedenine göre davalıların temyiz itirazları şimdilik incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 26.04.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.