YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5261
KARAR NO : 2011/9732
KARAR TARİHİ : 22.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.01.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 12.07.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Av…. ile karşı taraf davacı vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, borcun devralınması nedeniyle kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı …, davayı kabul etmiştir.
Diğer davalı …, taşınmazı tapu siciline güvenerek kayden satın aldığını, iyiniyetle malik olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı … temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, 7041 m2 yüzölçümündeki 7292 ada 1 sayılı parselin malikinin dava dışı … olduğu, bu kişiyle davalılardan … arasında 03.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu, yüklenici olan davalı …’nin 03.07.1997 tarihli sözleşmeyle kazanacağı 59/100, dağıtımdan kazanacağı payından 52/100 hisseyi 22.04.1998, 7/100 hisseyi ise 17.05.2001 tarihinde davacı kooperatife
./..
2011/5261 -2011/9732 -2-
naklettiği, bu şekilde davacı kooperatifin dava dışı …’nin de onayıyla 03.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi konumuna geldiği, 7292 ada 1 sayılı parselde kat irtifakının kurulduğu, kurulan kat irtifakı sonucu 7292 ada 1 sayılı parsel üzerine yapılacak binalardan C Bloktaki 13 numaralı bağımsız bölümün davalı … tarafından 13.12.2001 tarihinde tapuda dava dışı …’e, bu kişi tarafından da 01.03.2005 tarihinde davalı …’a satıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı kooperatif tarafından dava konusu yapılan C Bloktaki 13 numaralı bağımsız bölümün meydana getirilmesi ve davalıya intikali nedenleri yukarıda ortaya konulduğu gibidir.
Davacı kooperatif, 03.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olan …’nin dava dışı arsa sahibi …’ye olan borcun kendisine Borçlar Kanununun 174.maddesine dayanarak nakledildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Belirtmek gerekir ki, evvelki borçlunun yerine geçen yeni borçlu tıpkı evvelki borçlu gibi alacaklıya karşı sorumludur. Başka bir anlatımla, 03.07.1997 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olan … gibi, yeni borçlu da sözleşmenin arsa sahibi olan tarafı …’ye karşı sorumludur. Borcun yeni borçluya nakledilmiş olması, 03.07.1997 tarihli sözleşme feshedilmediği sürece ne eski borçlunun ve ne de yeni borçlunun borcunu ortadan kaldırmaz. Esasen borcun nakli sözleşmeleri incelendiğinde, borcun naklinin 03.07.1997 tarihli sözleşmedeki koşullar çerçevesinde yapıldığı da anlaşılmaktadır.
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri, sözleşmenin yüklenici olan tarafına kişisel hak sağlar. Ne var ki bu kişisel hak, arsa sahibine karşı olan tüm edimler yerine getirildiğinde hüküm ve sonuç doğurur. Borcun nakli, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayanılarak yapıldığından, eldeki davada sözleşmenin arsa sahibi olan tarafı …’nin de taraf durumunu alması gerekir. Çünkü, bir bakıma sözleşmenin arsa sahibi olan tarafı ile diğer tarafı (yüklenici) arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Diğer taraftan, Borçlar Kanununun 167.maddesi gereğince bir temlik işlemi yapıldığında, temlik alanın ifa talebi sözleşmenin alacaklısına karşı ileri sürülebileceğinden, ifa talebine muhatap olan diğer taraf (arsa sahibi) temlik edene karşı ne tür haklara haizse bunu temellük edene karşı da kullanabileceğinden, somut uyuşmazlıkta 03.07.1997 tarihli sözleşmenin arsa sahibi olan tarafı …’nin taraf durumu alması savunmasının saptanması, bildirirse delillerinin toplanması bir zorunluluktur.
./..
2011/5261 -2011/9732 -3-
Eksik taraf teşkiliyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak hükmü temyiz eden davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.