Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/5342 E. 2011/6623 K. 23.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5342
KARAR NO : 2011/6623
KARAR TARİHİ : 23.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.09.2010 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, genel yola çıkışı bulunmayan 220 ada 10 parsel sayılı taşınmaz lehine, 220 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasını istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıya ait 220 ada 10 parsel sayılı taşınmaz lehine davalı Hazineye 220 ada 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinden, … SHM’nin 2007/125 Esas, 2008/109 Karar sayılı dosyasında bilirkişi tarafından birinci alternatif olarak gösterilen ve kırmızı ile işaretlenen 194,73 m²’lik kısım üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme hükmü, dairemizin 06.07.2010 tarihli ilamı ile özetle; … SHM’nin 2007/125 Esas, 2008/109 Karar sayılı dosyasında davalı Hazine’nin yokluğunda yapılan keşfe dayanılarak hazırlanan raporlar doğrultusunda verilen kararın HUMK’nun 73. maddesi uyarınca savunmanın kısıtlanması olarak nitelendirilerek yargılama hatası olduğundan bozulmuştur.
Mahkemece Dairemizin bozma kararına uyulmuş, bozma kararı doğrultusunda davalı Hazinenin de katılımı ile keşif yapılmış ve uzman bilirkişilerden rapor alınmış, verilen bu raporlar doğrultusunda, davalıya ait 12 parsel sayılı taşınmaz üzerinden 19.01.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen ve … renkle işaretli yerden geçit kurulmuştur.
Hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5–3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Eldeki davada; kurulan geçitin genişliği bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında belirtilmediğinden bu husus denetlenememiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, eldeki veriler yeterli ise ek rapor düzenlettirmek, yeterli görülmediği takdirde yeniden keşif yapılarak, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda geçit genişliğini belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Açıklanan biçimde inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi ve davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün BOZULMASINA, 25.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.