YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5969
KARAR NO : 2011/7336
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 442 sayılı Köy Kanununa, 3367 sayılı yasa ile eklenen 13. ek maddesi uyarınca, Boruktolu köyü tüzel kişiliğine tahsis edilen taşınmazın, köy ihtiyar heyeti tarafından hak sahiplerine satışına dayalı tapu iptali tescil, olmazsa arsanın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacının isteminin dayanağını 442 Sayılı Köy Kanununa 3367 sayılı Yasa ile eklenen ek 13. madde teşkil etmektedir. Köy Yerleşme Alanı Uygulama Yönetmeliğinin 12/c maddesinde “Kendisine, eşine ve reşit olmayan çocuklarına ait evi veya arsası bulunmaması, var ise evinin harap, arsanın kullanışsız olması, ve İsteklinin ikamet etmekte olduğu köy nüfusuna kayıtlı olması ve o köyde asgari 5 yıl oturmuş olması” gerektiği düzenlenmiştir. Anılan bu hüküm uyarınca köy tüzel kişiliği adına tapuda kayıtlı taşınmazları, o köyde asgari 5 yıl ikamet eden, kendisine, eşine ve reşit çocuklarına ait evi bulunmayan, ihtiyaç sahipleri tescil talebinde bulunabilirler.
Dosya içerisindeki, tapu sicil müdürlüğüne ait yazıda, 442 sayılı Köy Kanunu ek 13. maddesi uyarınca 23.03.1989 tarihinde davacı adına tescil edilen
arsa nitelikli 102 ada 7 parsel numaralı taşınmazın olduğu bildirilmiştir. Ayrıca 15.03.2004 tarihli satış kararında 172 ada 7 parselin davacıya satıldığına dair bir kayıt bulunmamaktadır.
Mahkemece, davacının ek 13. maddede belirtilen ihtiyaç sahiplerinden olmadığı düşünülerek tapu iptali ve tescil isteminin reddedilmesi ve alacak istemi hakkında inceleme yapılması yerine, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 06.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.