Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/6175 E. 2011/8472 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6175
KARAR NO : 2011/8472
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 26.11.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 73 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “…” olarak yazılan baba adının “…” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tapu kayıt maliki davacının murisinin farklı kişiler olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosya içinde bulunan kadastro tespit tutanağının incelenmesinden, 1987 yılında yapılan tespit sırasında dava konusu taşınmazın tapu kaydının bulunmadığı ve 1920 doğumlu … oğlu …’nin ceddinden intikalen ve taksimen geldiği, yirmi yılı aşkın bir süredir zilyet olduğu belirtilmek suretiyle tespitin yapıldığı anlaşılmıştır. Nüfus kayıtlarının incelenmesinden de, Davacının Malatya, Hekimhan İlçesi, Koçaözü köyü 478 hanede kayıtlı ve … oğlu ve 01.01.1951 doğumlu olduğu anlaşılmıştır. Öte yandan, Hekimhan ilçesi, Aksütlü köyü 33 hanede nüfusa kayıtlı … ve …’den olma 17.05.1944 doğumlu … isimli bir başka kişinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, tapu kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan … ve …’den olma 1944 doğumlu …’nin tanık sıfatıyla
beyanı alınmalı, dava konusu taşınmazın kendisine ait olup olmadığı ve kadastro tespit tutanağında yazılı kişinin kendisi olup olmadığı sorulmalıdır. Öte yandan, zabıta araştırmasında tespit maliki olduğu ve vefat ettiği belirtilen 1928 doğumlu … oğlu …’nin kim olduğu araştırılarak bu kişiye ait nüfus kayıtları merciinden celp edildikten sonra mirascılarının beyanı alınmalı ve gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Karar açıklanan bu nedenle doğru olmadığından bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin yatırılan temyiz harcının iadesine, 28.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.