YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6225
KARAR NO : 2011/7356
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı; murisi … kızı …’ın, dava konusu Hacılar köyü, 1216, 1217 ve 178 parsel numaralı taşınmazların tapu kaydında “… kızı, … …” yazılı kaydında isim ve soyadının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu taşınmazların tapu kaydında 250/1440 pay maliki görünen “… kızı, … …”’in isminin “…”, soyadının “…” olarak düzeltilmesine karar verilmiş; hüküm, Dairemizce özetle “….Dava konusu 178 sayılı parsel ile 1216 ve 1217 parsellerin geldisi olan 89 sayılı parsel Teşrinevvel 339 tarih 12 no.lu tapuya dayanılarak tespit edilmiş ve tapu kayıtlarının her birini de “… kızı, …” 250/1440, “… kızı, …” 115/1440 hissedar gösterilmiş ve bu şekilde kesinleşmiştir. Bilahare tapu kayıtlarında “… kızı, …” yazılı isimler Kozan 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 1992/43 esas numaralı 26.06.1992 tarihli Kararı ile “… kızı … …” şeklinde düzeltilmiştir. Tapuda halen bu şekilde kayıtlıdır….Tapuda malik görünen … kızı …’in soyadının “…” olarak eklenmesine ilişkin mahkemenin kararının kesin hüküm teşkil edeceği düşünülmeksizin ve soyadı değişikliği sebebi ile …
… ile …’ın aynı kişi olup olmadığı yeterince araştırılmaksızın tapudaki ismin … kızı … şeklinde düzeltilmesine karar verilmiştir….” denilerek hüküm bozulmuştur.
Bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda; Dairemizin 08.06.2009 tarihli bozma ilamının üçüncü sayfasının ikinci paragrafında “…kesin hüküm teşkil edeceği düşünülmeksizin…” ifadesinin “…kesin hüküm teşkil edip etmeyeceği düşünülmeksizin…” şeklinde yazılması gerekirken, belirtilen ifade tarzı maddi hataya dayalıdır. Kozan 1. Asliye Hukuk mahkemesinin 1992/43 E. , 1992/192 K. sayılı ilamı davacı açısından kesin hüküm oluşturmaz.
Hal böyle olunca, bozma ilamı az yukarıda açıklandığı şekilde anlaşılarak ve ilamda belirtilen eksiklikler yönünden yapılacak araştırmalar sonucuna göre, işin esası hakkında bir karar verilmesi yerine, maddi hataya dayalı bozma ilamı uyarınca kesin hüküm nedeniyle davanın reddi doğru olmadığından, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, 06.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.