YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6299
KARAR NO : 2011/7504
KARAR TARİHİ : 08.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 31.08.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, Siirt ili, merkez ilçesi, … Köyü 1525 ve 1569 parsel sayılı taşınmazlar ile … Köyü 195 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, 195, 1525 ve 1569 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarındaki “… oğlu …” şeklindeki kaydın “… oğlu …” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir.
Dosya arasındaki 1525 parsel sayılı taşınmaza ait tapulama tutanağı incelendiğinde: “…taşınmazın evveliyatı … oğlu İsa adına kayıtlı iken İsa’nın 1944 yılında karısız ölümü ile iş bu yerini evlatları …, … ve … …’lere bıraktığı… …’in tasarrufunda iken 1972 yılında ölümü ile geriye … kızı karısı …, evlatları … …, …, …, …, … …’leri bıraktığı…” anlaşılmaktadır.
Tapulama tutanağına göre: … oğlu … kadastro tespitinin yapıldığı 1984 yılı itibarı ile ölüdür. (1972 yılında öldüğü bilgisi yer almaktadır) Halbuki, dosya arasındaki nüfus kayıtlarından ve dava dilekçesinden anlaşıldığı gibi davayı açan ve tapu kaydında düzeltme isteyen … oğlu … … halen sağdır. Diğer yandan, dosya arasındaki … oğlu
…’in anne, baba ve kardeşlerini gösterir aile nüfus kayıt tablosu yukarıda ayrıntılı şekilde bahsedilen tapulama tutanağının edinme sebebindeki bilgilerle örtüşmemektedir. Nüfus müdürlüğü kanalı ile yaptırılan araştırmada … dışında … oğlu … isimli üç ayrı kişinin kaydına rastlanmıştır. Davacı … oğlu … nüfus kayıtlarına göre 1933 doğumlu iken tapulama tutanaklarında … oğlu …’in 1940, 1943 ve 1330 doğumlu olduğu yer almaktadır.
Tapu kaydında isim tashihi davalarında en önemli husus mülkiyet nakline yol açılmamasıdır. Bu nedenle, mahkemece, hüküm kurulurken tapudaki kayıt maliki ile kaydı düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu hususundaki tüm tereddütlerin giderilmiş olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta kayıt malikinin bireysel nüfus kaydı ile aile nüfus kayıt tablosu tapulama tutanağının edinme sebebi kısmındaki hususları doğrulamamaktadır. Ayrıca; nüfus müdürlüğü araştırmasında … oğlu …’e ait üç adet kayda rastlanmıştır. Öte yandan kaydı düzeltilmek istenen … oğlu … tapulama tutanağına göre 1972 yılında ölmüştür. Halbuki davacı halen sağdır. Bu delillere göre tapudaki kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğunu kuşkudan uzak bir biçimde söylemek mümkün değildir.
Mahkemece yapılması gereken iş, tapulama tutanağı ile aile nüfus kayıt tablosu incelenerek ve nüfus müdürlüğünce yapılan araştırmalarda ortaya çıkan tereddütleri ve çelişkileri gidermek, kayıt maliki ile davacının aynı kişi olduğu yönündeki tereddütlerin giderilememesi durumunda taşınmazlar başında tanık ve ulaşılabiliyorsa tutanak bilirkişilerini de dinleyerek sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır. Mahkemece eksik araştırma ve delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu verilen karar bu nedenle bolumalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.