YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6482
KARAR NO : 2011/7835
KARAR TARİHİ : 15.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisilin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalıların hiçbir hakları olmadığı halde dava konusu 2516 parsel no’lu taşınmazın 1500m2 kısmına elattıklarını ve bu sebeple davacının zarara uğradığını belirterek davalıların elatmalarının önlenmesine ve 2500TL haksız işgal tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, dava konusu yeri miras taksim sözleşmesinde belirlenen sınırlar içinde kullandıklarını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalılar temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalıların temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazına gelince;
HUMK’nun 417.maddesi gereğince yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Aynı yasanın 423.maddesinde harçlar ve vekalet ücreti de yargılama giderleri arasında sayılmıştır. Bunun yanında davayı kazanan taraf, davayı bir vekil aracılığı ile takip etmişse haksız çıkan taraf yargılama gideri olarak vekalet ücreti ödemeye de mahkum edilir. Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen bir şey olan davalarda vekalet ücreti nispi tarifeye göre hesaplanır ve mahkemece davanın tamamen
kazanılması halinde davacı veya reddedilmesi halinde davalı yararına müddeabih üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanıp takdir edilir.
Somut olayda; davacının davası kabul edildiğine göre duruşmalarda kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına avukatlık ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bendinde yazılı nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının reddine, (2). bendinde yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 15.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.