YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6623
KARAR NO : 2011/7715
KARAR TARİHİ : 13.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu 8 parça taşınmazın tapu kaydında halk arasında çağırıldığı gibi “…” yazılan malik adının düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temsilcisi temyiz etmiştir.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda, dava konusu taşınmazların sicilinin kadastro uygulaması ile oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Kadastro Tutanakları incelendiğinde; taşınmazların … oğlu … …’nın ölümüyle mirasçıları olarak karısı … kızı … … ile bundan olma çocukları … …, … vd. terkettiği, bunların da aralarında yaptıkları harici ve rızai taksimde, davaya konu edilenlerin 1332 (1916) doğumlu … …, parsel numaraları yazılı
bir kısım taşınmazların … payına isabet ettiği belirtilmiştir. Dosyaya celbedilen nüfus kayıt örneklerinden davacının … ve … kızı 1927 doğumlu … olduğu, yine ana baba bir 1916 doğumlu … adında evli bir kız kardeşi olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm delillerin değerlendirilmesi neticesinde davacının tapu maliki olduğu anlaşılamamıştır. Davacı iddiasını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.