YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6742
KARAR NO : 2011/8055
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine01.06.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali ve tescil isteminin reddine alacak isteminin kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde alacak istemlerine ilişkindir.
Davalı arsa malikleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, tapu iptali ve tescil isteminin reddine alacak isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı arsa malikleri temyiz etmişlerdir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden Davalı arsa sahibi … ile davalı yüklenici Timuçin İnşaat Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşme uyarınca davalı yüklenicinin dava konusu 17 numaralı bağımsız bölümü 01.09.2000 tarihli sözleşme ile davacıya temlik ettiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan Adana Tüketici Mahkemesinin 2005/824 E sayılı dosyasında aynı davalılar aleyhine Yüksel Durmuşoğlu tarafından aynı nedenlere dayalı olarak 17 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescili için dava açıldığı ve bu davanın halen Yargıtay’da temyiz aşamasında olup kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Her iki davanın hukuki sebebi yüklenicinin temliki işlemidir. Bu davanın davalıları eldeki davanın davalılarıdır. HUMK’nun 45. maddesi uyarınca davaların aynı
sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda bulunması halinde her iki dava arasında bağlantı var sayılır. Aynı sözleşmeden doğan ve biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olan davaların farklı hukuki sonuçlara varılmasının önüne geçilmesi için birleştirilerek görülmesi gerekir.
Mahkemece yapılması gereken iş; eldeki dava dosyası ile 2005/824 esasta kayıtlı dava dosyalarını birleştirmek, davalardaki isteği birleştirilen tek bir dava dosyasında toplayıp sonucuna uygun bir hüküm kurmak olmalıdır. Yapılan bu hukuki saptama gözardı edilerek eldeki davanın esası hakkında bağımsız hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin yatırılan harcın davalıya iadesine, 20.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.