YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6768
KARAR NO : 2011/8254
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar tarafından, davalı aleyhine 07.10.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında yüzölçüm miktarının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 864 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil edildiğini, ancak tapuda kayıt miktarının eksik gösterildiğini ileri sürerek yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın esası hakkında herhangi bir beyanda bulunmamış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Çapa bağlanmış taşınmaz malların yüzölçümü kural olarak çap kaydının uygulanması ile belirlenir. Ancak, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatası varsa bunun düzeltmesi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine göre re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır.
Somut olayda ise; davacı tarafından anılan yasanın 41.maddesine dayanılarak işlem yapılmak üzere kadastro müdürlüğüne başvurulmamış, doğrudan mahkemede dava açılmıştır. Her ne kadar Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan
Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmeliğin 15. maddesinde hükmen tescil edilen taşınmazlarda 41. maddeye göre düzeltme yapılamayacağı belirtilmiş ise de dava konusu taşınmazın geometrik şekli hükmen belirlenmemiş, tesbite itiraz davasında tesbit gibi tescil kararı verilmiştir. Diğer bir anlatımla, hesap hatasının anılan 41. maddeye göre düzeltilmesi olanağı bulunmaktadır. O halde yasada öngörülen işlem basamakları yerine getirilmeden doğrudan açılan davanın, HUMK’nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi gerekirken istem hüküm altına alındığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, 23.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.