YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6873
KARAR NO : 2011/7748
KARAR TARİHİ : 14.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.03.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalı … yönünden kabulüne, diğerleri yönünden reddine dair verilen 01.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar 104 ada 52 parsel sayılı taşınmazları yararına davalılara ait 104 ada 50, 51, 53 ve 54 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı kurulmasını istemişlerdir.
Davalı …, …, …, … ve … ve … davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise duruşmalara katılmamışlardır.
Mahkemece, 104 ada 52 parsel sayılı taşınmaz yararına 104 ada 54 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasına, diğer parseller hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar ile 104 ada 54 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı … temyiz etmişlerdir.
1-Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak
geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Somut olayda, yukarıda açıklanan fedakarlığın denkleştirme ilkesine en uygun alternatifin mahkemece de doğru olarak saptandığı üzere davalı 104 ada 54 parsel sayılı taşınmazın batı sınırında ve bilirkişi raporunda 4. numaralı güzergah olduğu anlaşılmıştır. Ne var ki, davacılar başka bir güzergahtan geçit hakkı kurulmasını istemektedirler. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacılara 104 ada 54 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı güzergahtan geçit kurulmasını isteyip istemedikleri sorularak beyanları alınmalı istemediklerini bildirdikleri taktirde davanın reddine, aksi taktirde şimdi olduğu gibi 4 numaralı güzergahtan geçit hakkı kurulmasına karar verilmelidir.
Karar açıklanan bu nedenle bozulmalıdır.
2-Bozma nedenine göre davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2). bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 14.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.