Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7031 E. 2011/8095 K. 20.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7031
KARAR NO : 2011/8095
KARAR TARİHİ : 20.06.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacılar tarafından, davalı aleyhine 10.05.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar, maliki bulundukları 3276 parsel sayılı taşınmaza davalının tecavüz ettiğini belirterek el atmasının önlenmesini ve ecrimisil istemişlerdir.
Mahkemece elatmanın önlenmesine ve ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir
2-Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389.maddeleri gereğince hüküm fıkrasının açık olması gerekir. Yani hüküm fıkrasında verilen karar ile taraflara yükletilen ve bahşedilen vazife ve haklar hiçbir tereddüdü gerektirmeyecek ve infazda şüphe uyandırmayacak biçimde çok açık olarak yazılmalıdır. Somut olayda, gerekçeli kararda “Kütahya ili, Altıntaş ilçesi, Çayırbaşı köyü, 3276 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapılan müdahalenin önlenmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur.Kararın infazı sırasında hüküm kısmı esas alınacağından hüküm sonucunda tecavüz edilen yer ve miktarı açıklanmalı veya dayanak bilirkişi rapor ve krokisinin kararın eki olduğu belirtilmelidir.
3-Diğer taraftan davacılar, dava dilekçesinde 4000TL ecrimisil talep ettiği halde, yapılan yargılama sonucunda davalıdan 615,15 TL ecrimisil tahsiline karar verilmekle, yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre hesaplanıp aynı şekilde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentler uyarınca kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın iadesine, 20.6.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.