Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7192 E. 2011/8208 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7192
KARAR NO : 2011/8208
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.01.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminatın tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tapu iptali tescil isteminin reddine tazminat isteminin kabulüne dair verilen 10.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … mirasçıları vekili ve davalı … tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_
Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek tazminat talebine ilişkindir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mülkiyet aktarımına ilişkin dava reddedilmiş, tazminat talebi kabul edilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ve davalı yüklenici … temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
a) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
b) Davacının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hukukumuzda bir davanın kademeli yolla mahkeme önüne getirilmesi mümkündür. Kademeli davada aslında ortada tek bir dava bulunup davacı hukuki himayeyi mahkemeden bu tek dava sebebiyle talep etmekte ancak alternatif istekler öne sürmektedir. Somut olayda davacının mülkiyet aktarımı
istemi ayrı, olmadığı takdirde bedel istemi ayrı davaların konusu olmayıp davacı bu isteğinin belirttiği diğer alternatifle de yerine getirebileceğini ifade etmektedir. Hal böyle olunca dava mahkemeye sunulan ikinci alternatife dayanılarak kabul edildiğinden davalı … vekili lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücretine hükmolunması doğru değildir. Hükmün açıklanan nedenle bozulması gerekli ise de bu husus kararın bozularak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nun 438/VII. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz isteminin birinci bentte yazılan nedenlerle reddine, 2 bentte yazılı nedenlerle kabulü ile hüküm fıkrasının ikinci bendinin üçüncü fıkrasının üçüncü satırında ” davalılardan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden belirlenen 6.943,74TL ücreti vekaletin de davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “davalılardan … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 575 TL ücreti vekaletin de davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 23.6.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi .