YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7482
KARAR NO : 2011/8615
KARAR TARİHİ : 30.06.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.07.2007 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkına müdahalenin önlenmesi ve kal ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, geçit hakkına elatmanın önlenmesi, yapıların kal’i ve daha önce kurulan geçit eninin genişletilmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı; 1120 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, daha önce tapuda taşınmazı lehine, 1121 sayılı parsel aleyhine 1,5 metre genişliğinde geçit hakkı tesis edildiğini ancak 1121 sayılı parsel malikinin geçit hakkı tesis edilen kısım üzerine inşaatını taşırması nedeniyle geçiti kullanamadığını belirterek öncelikle davalı …’nun müdahalesinin meni ile inşaatın taşkın kısmının yıkılması ve diğer davalı … …’ye ait 1125 parsel sayılı taşınmazdan da 1,50 metre genişliğinde geçit hakkı tesisi ile kurulan geçit hakkının 3 metreye çıkarılması için dava açmıştır.
Davalı … davanın reddini savunmuş, diğer davalı … … ise davayı kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile fen bilirkişisi Bilal Tekeli tarafından 09.04.2009 tarihinde düzenlenen rapor ve ekindeki krokide “B” ile ve yeşil renkle gösterilen kısımdan 10,98 metrekare geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından davacının nispi geçit ihtiyacı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Tapuda, davacıya ait 1120 sayılı parsel lehine, 1121 sayılı parsel aleyhine 7.8.1972 tarihli 3559 yevmiye numarası ile 1,50metre eninde geçit hakkı tesis edilmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda fen bilirkişisi Bilal Tekeli’nin 09.04.2009 tarihli raporu ve krokisinde davalı 1121 sayılı parselin maliki …’ya ait evin geçit hakkı tesis edilen taşınmaz bölümü üzerine 0,67 metrekare tecavüzlü olduğu, inşaat bilirkişisinin raporuna göre de bu tecavüzlü 0,67 metrekare içinde evin taşıyıcı kolonlarının bulunduğu, yıkılması halinde evin fiziki durumunun tehlikeye gireceği bildirilmiştir. Fen bilirkişisi raporunda bu kısma dokunmadan diğer davalıya ait 1125 sayılı parselden (A) ile gösterilen … renkli 10,98 metrekarelik yerin ve davalı …’ya ait 1121 sayılı parselden de (B) ile gösterilen yeşil renkli 16,83 metrekarelik yerin de eski tescilli geçit hakkına katılmak suretiyle 2,74 metrekare eninde geçit hakkı tesisinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, fen bilirkişisinin 9.4.2009 tarihli raporu karara esas alınmasına rağmen, raporla çelişkili şekilde hüküm kurulmuştur. Hükümde belirtilen “B” harfi ile gösterilen yeşil boyalı kısmın miktarı 16,83 metrekare olmasına rağmen 10,98 metrekare yazılmıştır. Ayrıca bilirkişi eski geçit hakkına eklenmesi gereken yerlerin 1125 sayılı parselden “A” ile gösterilen … renkli 10,98 metrekarelik yer ile 1121 sayılı parselden “B” ile gösterilen yeşil renkli 16,83 metrekarelik yer olduğunu, bu kısımların (A+B) birlikte eklenmesi ile eski geçit hakkının 2,74 metrekare yükseleceğini belirtmiştir. Şu halde kurulan hükümle bilirkişi raporu aynı doğrultuda değildir. Hüküm, rapora göre kurulmamıştır. Ayrıca, geçit hakkı tesisinde kurulan geçit hakkının hangi parsel lehine, hangi parseller aleyhine ne miktarlarda kurulduğu terettüde yer vermeyecek biçimde ve infaza elverişli şekilde kurulmalıdır. HUMK’nun 389. maddesinde de kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddütü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Hüküm fıkrası kararın esası olup, kanunda “hüküm” kelimesi hüküm fıkrası için kullanılmıştır. Bu nedenle hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkca yazılmalıdır. Hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır.
Mahkemece, tüm bu hususlar dikkate alınmadan oluşturulan hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 30.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.