YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8041
KARAR NO : 2011/9405
KARAR TARİHİ : 15.07.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, karşılık davada kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine, karşılık davanın kabulüne dair verilen 31.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve karşı davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan …, asıl davanın reddini savunmuş, karşı davasında ise taşınmaz üzerindeki yapının kal’i isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı ve davalı … vekili temyiz etmiştir.
Bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir.
Türk Medeni Kanununun 724. maddesinde yapı sahibine tanınan bu hak, kişisel hak niteliğinde olup, bina sahibi ve onun külli halefleri tarafından, inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona ya da onun külli haleflerine karşı ileri sürülebilir.
Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;
./..
2011/8041 – 2011/9405 -2-
Bu tür davalarda öncelikle aranan koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır;
Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.
Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, lehtarı babası, satıcısı dava dışı … olan 15.08.1968 tarihli adi yazılı satış senedine dayanmış, bu senedin 08.09.1960 tarihli “resen hususi vekaletname” başlıklı sözleşme sebebiyle düzenlendiğini ileri sürmüştür. Çekişme konusu 30 sayılı parsel, halen tapuda davalı ve davaya dahil edilenlerin mirasçıları … adına kayıtlıdır. Oysa, 08.09.1960 tarihli sözleşmede …’in mirasçılarından davaya dahil edilen … taraf değildir. Kısaca, satış işlemleri kayıt maliki …’in tüm mirasçıları tarafından yapılmamıştır. Tüm mirasçıların 30 sayılı parsel üzerine bina yapılması hususunda rızaları bulunmadığından, davacı veya onun murisi çapa bağlanmış taşınmaz üzerinde yapılan yapıdan ötürü iyiniyetli kabul edilemez. Dolayısıyla, mahkemenin bu saptamaları gözeterek Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı davayı reddetmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Ancak;
Karşı dava 30 sayılı parsel üzerindeki yapının kal’ine ilişkin olup, mahkemece bu istek kabul edilmiştir. Türk Medeni Kanununun 718.maddesi uyarınca taşınmaz mülkiyetinin kapsamına yasal sınırlar saklı kalmak üzere bitkiler de girer. Aynı yasanın 684.maddesi gereğince de bir şeye malik olan kimse o şeyin bütünleyici parçalarının da malikidir. 30 sayılı parsel halen kayıt maliki … adına kayıtlı olduğuna, mirasçılık belgesine göre karşı davanın tarafı olmayan … da …’un mirasçısı bulunduğuna göre, bu kişi karşı davada taraf durumunu almadan tek başına mirasçılardan …’nın açtığı dava ile binanın kal’ine karar verilmesi mümkün değildir.
./..
2011/8041 – 2011/9405 -3-
Yapılması gereken iş, kal istemiyle açılan karşı davada kayıt malikinin mirasçılarından …’ın taraf durumunu almasını sağlamak, bu istem hakkından sonucuna göre bir karar vermek olmalıdır.
Değinilen yön bir yana bırakılarak, eksik taraf teşkiliyle açılan karşı davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 15.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.