YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8441
KARAR NO : 2011/10776
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.08.2010 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin fekki istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 07.04.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı, ipoteğe neden olan borcun kapatıldığını ancak, ipoteğin fekki için çalışmalar başlatmasına rağmen tapu sicil müdürlüğünden kaynaklanan sorunlar nedeniyle ipoteğin kaldırılamadığını belirterek süre verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında da ipoteğin kaldırıldığını davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesi) bulunması ve rehin sözleşmesinin Türk Medeni Kanununun 856. maddesi gereğince tapu siciline tescil edilmesi gerekir.
Alacak sona erdiği halde alacaklı, terkin taahhüdünü iradesiyle yerine getirmezse, taşınmaz maliki ipoteğin fekkini (kaldırılmasını) dava yolu ile isteyebilir.
Somut olayda; incelenen ve ipotek aktinin çerçevesini tayin eden resmi akit tablosu içeriğinden ipoteğin, ileride gerçekleşecek veya gerçekleşmesi muhtemel olan bir alacağın teminatı olarak tesis edildiği görülmektedir. Taraflar arasında imzalanan 08.09. 2009 tarihli sözleşme ile borcun ödendiği, davalı şirket tarafından aynı tarihli ibraname düzenlendiği anlaşılmaktadır. Ancak, dava açıldığı tarih itibarıyle ipoteğin kaldırılmamış olduğu görülmektedir. Yargılama sırasında davalı tarafından ipotek kaldırılmış olduğuna göre davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğrudur. Ancak dava dilekçesinde dava değeri 60.000,00 TL gösterilip, dava harcı da bu değer üzerinden yatırıldığına göre davacı taraf lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Ayrıca, davacının yatırmış olduğu peşin harçtan karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan miktarın davacıya ödenmesi gerekirken, bu hususlar gözetilmediğinden hükmün bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK ‘nun 438/VII maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “Peşin yatırılan harçtan 18.40TL karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye kalan 872.6TL’ nin istem halinde davacıya iadesine” cümlesinin yazılmasına, hükmün 3. fıkrasında yer alan “tebligat” kelimesinin ve “10” rakamının hükümden çıkarılmasına, yerine “yargılama” kelimesinin ve “28.40” rakamının yazılmasına, yine hükmün 4. fıkrasının 2. satırında yer alan “1.100 TL maktu” rakam ve kelimesinin hükümden çıkarılarak yerine “6.670,00 TL nispi” rakam ve kelimesinin yazılarak, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA 22.09.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.